Semt derneklerimizin katılımı ve üyelerimizin katkısı ile yarın (cuma günü) sabahtan Tünel'de buluşup Belediyeye gidiyoruz... Ertesi gün Cihangir'de parktayız... Herkesi bekliyoruz...
11 Şubat 2011 Cuma - 10:30 - Tünel Meydanı
12 Şubat 2011 - Cumartesi - 14:00 - Cihangir Sanatkarlar Parkı
Beyoğlu Semt Dernekleri Platformu, temsil ettikleri Cihangirli, Ayaspaşalı, Galatalı, Asmalımescitli, Galatasaraylı, Çukurcumalı, Tophaneli, Piyalepaşalı Beyoğlular ile birlikte Beyoğlu Koruma Planlarına itiraz dilekçelerini 11 Şubat 2011 Cuma günü teslim etmek üzere Tünel Meydanında buluşuyorlar.
Eşinle, dostunla, çocuğunla, torununla, komşunla, semtlinle, tanıdığınla,
esnafınla evin, sokağın, yeşilin için hazırladığın dilekçeni al gel, bize katıl!
Bu planda biz yokuz, buna itiraz edelim.
Bir arada yaşama hakkımızı birlikte savunalım.
İKİNCİ BULUŞMAMIZ İSE ;
12 Şubat 2011 Cumartesi 14:00 Sanatkarlar Parkı, Cihangir
GALATA DERNEĞİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GALATA DERNEĞİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Şubat 2011 Perşembe
8 Şubat 2011 Salı
TARIK ZAFER TUNAYA sokak PLANLARINA İLİŞKİN..
Bir aşağıdaki metnimizde Ömer Avni Mahallemiz muhtarlığına bağlı sokaklarımızdaki plan pozisyonlarına itirazlarımızı okudunuz. Bu da YK üyemiz Nazlı Eğinlioğlu arkadaşımızın yaptığı düzenlemelerle Tarık Zafer Tunaya sokağa ilişkin notlar...
11.02.2011
Beyoğlu Belediye Başkanlığı’na,
Konu: 1/1000 Beyoğlu Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı’ndaki Tarık Zafer Tunaya Sokağı ve Hacı İzzet Paşa Yokuşu ile ilgili düzenlemelere itiraz
Beyoğlu Belediye’sinde askıya çıkan 1/1000 Beyoğlu Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı’nda Ömer Avni Mahallesi’nin ortasında yer alan Tarık Zafer Tunaya Sokağı’nın, devamındaki merdivenli Hacı İzzet Paşa Yokuşu ile birleştirilerek, Gümüşsuyu ile Kabataş arasında yeni bir araç trafiği güzergahı oluşturulması öngörülmektedir. Bu değişiklik mahallemizin dar sokaklarının kaldıramayacağı bir trafik yoğunluğu ve gürültü kirliliği yaratacaktır.
Tarık Zafer Tunaya Sokağı mevcut genişliği ve araç /yaya trafiği göz önüne alındığında dahi yetersizdir. Mevcut kaldırım yapısı çok dar ve engebeli olduğu için yayalar, yoldan yürümek zorunda kalmaktadır. Mevcut araç trafiği nedeniyle sokakta devamlı sıkışıklık olmakta ve araçlar bekleme yapmak zorunda kalmaktadır. Otopark için yeterli alan bulunmamakta ve semt sakinlerini araçlarını kapalı otoparklara bırakmak zorunda kalmaktadır. Sokağı İnönü Caddesi ve Kabataş arasında bir bağlantı yolu haline gelmesi bu durumu büsbütün kötüleştirecek, artan trafik ve gürültü kirliliği sokağı yaşanmaz bir hâle getirecektir.
Hacı İzzet Paşa Yokuşu, mahallemizin bir asırı aşan oluşumundan bu yana merdivenli bir sokaktır. Beyoğlu’nun kentsel sit alanı ilan edilmesinin nedenleri arasında bu tür karakteristik özelliklerin korunması yatmaktadır.Hacı İzzet Paşa Yokuşu’ndaki merdivenlerin yıkılarak, araç trafiğine açık bir yol haline getirilebilmesi için yokuşa cepheli Çam Palas Apartmanı’nın bahçe istinat duvarının da yıkılması ve Çam Palas bahçesinin bir bölümünün yola katılması gerekecektir. Oysa Çam Palas tescilli bir tarihi eserdir. Bahçesiyle bir bütündür.
Hacı İzzet Paşa Yokuşu’nun diğer tarafındaki Rota Apartmanı ise bina altında 18 araçlık kapalı otoparkı olan, otopark sorununu kente yük getirmeden kendi yatırımıyla çözmüş bir binadır. Otoparka giden araçlar, Setüstü’nden yukarı doğru gelerek otoparka giriş sağlamaktadır. Merdivenli sokağın araç trafiğine açılması için topoğrafyaya yapılacak müdahaleler (dolgu ya da hafriyat) Rota Apartmanının 18 araçlı kapalı otoparkına giriş çıkışı engelleyecek ve otoparkı kullanılmaz hale getirecektir.
İtiraz ettiğimiz bu düzenlemeler 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu hükümlerine açıkça aykırıdır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun üçüncü maddesinde "herhangi bir saha her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı amaçlar için kullanılamaz" hükmü yer almaktadır. Tarık Zafer Tunaya ve Hacı İzzet Paşa Yokuşu’nda, Koruma İmar Planı uyarınca yapılmak istenen değişiklikler, bu sokakların mevcut altyapı ve kapasitesini aşan nitelikte olup bu sokakları yaşanmaz hale getirecektir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve değerlendirmeler uyarınca fonksiyon ve yapılaşma koşulları açısından önemli sakıncalar taşıyan, planlama tekniğine, şehircilik ilkelerine açıkça aykırı olan, halen askıda bulunan söz konusu planın (plan teklifinin) gözden geçirilerek fonksiyon ve yapılaşma koşulları açısından sakıncasız, planlama tekniğine ve şehircilik ilkelerine uygun yeni bir plan yapılmasını talep eder, başkaca itirazda bulunma, itirazlarımızı daha da ayrıntılı olarak gerekçelendirme ve dava açma hakkımız saklı kalmak üzere itiraz ederiz.
Saygılarımızla,
Altta imzası bulunan Ömer Avni Mahallesi Sakinleri
11.02.2011
Beyoğlu Belediye Başkanlığı’na,
Konu: 1/1000 Beyoğlu Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı’ndaki Tarık Zafer Tunaya Sokağı ve Hacı İzzet Paşa Yokuşu ile ilgili düzenlemelere itiraz
Beyoğlu Belediye’sinde askıya çıkan 1/1000 Beyoğlu Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı’nda Ömer Avni Mahallesi’nin ortasında yer alan Tarık Zafer Tunaya Sokağı’nın, devamındaki merdivenli Hacı İzzet Paşa Yokuşu ile birleştirilerek, Gümüşsuyu ile Kabataş arasında yeni bir araç trafiği güzergahı oluşturulması öngörülmektedir. Bu değişiklik mahallemizin dar sokaklarının kaldıramayacağı bir trafik yoğunluğu ve gürültü kirliliği yaratacaktır.
Tarık Zafer Tunaya Sokağı mevcut genişliği ve araç /yaya trafiği göz önüne alındığında dahi yetersizdir. Mevcut kaldırım yapısı çok dar ve engebeli olduğu için yayalar, yoldan yürümek zorunda kalmaktadır. Mevcut araç trafiği nedeniyle sokakta devamlı sıkışıklık olmakta ve araçlar bekleme yapmak zorunda kalmaktadır. Otopark için yeterli alan bulunmamakta ve semt sakinlerini araçlarını kapalı otoparklara bırakmak zorunda kalmaktadır. Sokağı İnönü Caddesi ve Kabataş arasında bir bağlantı yolu haline gelmesi bu durumu büsbütün kötüleştirecek, artan trafik ve gürültü kirliliği sokağı yaşanmaz bir hâle getirecektir.
Hacı İzzet Paşa Yokuşu, mahallemizin bir asırı aşan oluşumundan bu yana merdivenli bir sokaktır. Beyoğlu’nun kentsel sit alanı ilan edilmesinin nedenleri arasında bu tür karakteristik özelliklerin korunması yatmaktadır.Hacı İzzet Paşa Yokuşu’ndaki merdivenlerin yıkılarak, araç trafiğine açık bir yol haline getirilebilmesi için yokuşa cepheli Çam Palas Apartmanı’nın bahçe istinat duvarının da yıkılması ve Çam Palas bahçesinin bir bölümünün yola katılması gerekecektir. Oysa Çam Palas tescilli bir tarihi eserdir. Bahçesiyle bir bütündür.
Hacı İzzet Paşa Yokuşu’nun diğer tarafındaki Rota Apartmanı ise bina altında 18 araçlık kapalı otoparkı olan, otopark sorununu kente yük getirmeden kendi yatırımıyla çözmüş bir binadır. Otoparka giden araçlar, Setüstü’nden yukarı doğru gelerek otoparka giriş sağlamaktadır. Merdivenli sokağın araç trafiğine açılması için topoğrafyaya yapılacak müdahaleler (dolgu ya da hafriyat) Rota Apartmanının 18 araçlı kapalı otoparkına giriş çıkışı engelleyecek ve otoparkı kullanılmaz hale getirecektir.
İtiraz ettiğimiz bu düzenlemeler 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu hükümlerine açıkça aykırıdır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun üçüncü maddesinde "herhangi bir saha her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı amaçlar için kullanılamaz" hükmü yer almaktadır. Tarık Zafer Tunaya ve Hacı İzzet Paşa Yokuşu’nda, Koruma İmar Planı uyarınca yapılmak istenen değişiklikler, bu sokakların mevcut altyapı ve kapasitesini aşan nitelikte olup bu sokakları yaşanmaz hale getirecektir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve değerlendirmeler uyarınca fonksiyon ve yapılaşma koşulları açısından önemli sakıncalar taşıyan, planlama tekniğine, şehircilik ilkelerine açıkça aykırı olan, halen askıda bulunan söz konusu planın (plan teklifinin) gözden geçirilerek fonksiyon ve yapılaşma koşulları açısından sakıncasız, planlama tekniğine ve şehircilik ilkelerine uygun yeni bir plan yapılmasını talep eder, başkaca itirazda bulunma, itirazlarımızı daha da ayrıntılı olarak gerekçelendirme ve dava açma hakkımız saklı kalmak üzere itiraz ederiz.
Saygılarımızla,
Altta imzası bulunan Ömer Avni Mahallesi Sakinleri
Etiketler:
AYASPAŞA DERNEĞİ,
CİHANGİR DERNEĞİ,
GALATA DERNEĞİ
7 Şubat 2011 Pazartesi
ÖMER AVNİ MH. VE YAYALAŞTIRMA PLANLARI
Beyoğlu Belediye BaşkanlığınaKonu: 1/1000 Beyoğlu Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planındaki Molla Bayırı, Muhtar Leyla Ildır, Hacı İzzet Paşa, Rıza Bey, Sulak Çeşme sokaklar ile ilgili düzenlemelere itirazımız
Ömer Avni Mahallemizin çok büyük bölümündeki ulaşım gereksinimlerimizi karşılayan sokaklarımız yeni planlarda araç trafiğine kapatılarak yaya yolu haline dönüştürülmek istenmektedir. Bu dönüşümün hangi ihtiyacı karşılayacağı plan notlarında yer almamaktadır. Mahalle sakinleri olarak bizlerin bu konuda hiç bir şekilde görüşü alınmamıştır. Bu dönüşümün gerçekleşmesi halinde bu sokaklarda yaşayan yaşlı komşularımız özel araç ya da taksi ile çözdükleri ulaşım gereksinimlerini karşılayamayacaklardır. Bu sokaklardaki bazı binaların özel otoparkları vardır. Bu otoparklar kullanılamaz hale gelecektir.
Bölge halkının katılımı olmaksızın alınan ve hiçbir ihtiyaca karşılık gelmeyen yaya yolu kararı gereksizdir yanlıştır.
Yukarıda açıklanan nedenler ve değerlendirmeler uyarınca fonksiyon ve yapılaşma koşulları açısından önemli sakıncalar taşıyan, planlama tekniğine, şehircilik ilkelerine açıkça aykırı olan, halen askıda
bulunan söz konusu planın (plan teklifinin) gözden geçirilerek fonksiyon ve yapılaşma koşulları açısından sakıncasız, planlama tekniğine ve şehircilik ilkelerine uygun yeni bir plan yapılmasını
talep eder, başkaca itirazda bulunma, itirazlarımızı daha da ayrıntılı olarak gerekçelendirmek ve dava açma hakkımız saklı kalmak üzere itiraz ederiz.
Saygılarımızla
Etiketler:
AYASPAŞA DERNEĞİ,
CİHANGİR DERNEĞİ,
GALATA DERNEĞİ
İTİRAZ DİLEKÇELERİMİZİN ÖNEMİ HAKKINDA...
Pazar günü yapılan derneklerarası toplantımızda çıkan kararları bir önceki (aşağıdaki) metinde vermiştik. Şimdi de üyelerimizden Cem Tüzün'ün uyarı notlarını dikkatlerinize sunuyoruz...
Semt dernekleri platformunca hazırlanan plan geneline itiraz dilekçesi ektedir.
Bu dilekçeyi yurttaşlar tek tek imzalayarak da belediyeye verebilirler. Bu plan geneline itirazları içermektedir. Tek tek yapılacak itirazlar dışında, semt dernekleri (ör. Ayaspaşa Derneği) hem kendi kurumsal kimliği ile imzalayıp belediyeye iletecek, hem de dernekler üyelerinin ve mahalle sakinlerinin imzasına açacaklar. İmza atanların adlarının yanı sıra TC kimlik numaralarını ve adreslerini yazmaları mutlaka gereklidir.
İmza atanlar mülk sahibi ise tapu fotokopilerini, kiracılarsa kira kontratı ve mal sahiplerinden edinebiliyorsa tapu fotokopilerini eklerlerse çok yararlı olur.
Plan geneli dışında, plan ayrıntılarına (parsel ya da planın her hangi bir ayrıntısı bazında) dair itirazlar da buna paralel olarak hazırlanacak. Örneğin Ayaspaşa Derneği olarak bu gece “Tarık Zafer Tunaya sk ve Hacı izzet Paşa Yokuşu”’nun trafiğe açılması ve “Hacı İzzet Paşa sk. ve Molla Bayırı sk” yaya yolu konuları ile ilgili dilekçeleri hazırlayarak yarın imzaya açacağız.
İmza atacaklarla ilgili belgeler bu maddede daha çok önem arzediyor.
Bir grup dilekçeyi Çarşamba günü belediyeye teslim edeceğiz. Ancak, Cuma günü itiraz dilekçelerimizi topluca belediyeye verip, belediye önünde bir basın duyurusu yapacağız. Bu sırada tüm üye ve komşularımızı aramızda görmeyi çok isteriz. Dilekçelerin etkili olmasında bu birlikteliğin önemi büyük olacaktır.
Semt dernekleri platformunca hazırlanan plan geneline itiraz dilekçesi ektedir.
Bu dilekçeyi yurttaşlar tek tek imzalayarak da belediyeye verebilirler. Bu plan geneline itirazları içermektedir. Tek tek yapılacak itirazlar dışında, semt dernekleri (ör. Ayaspaşa Derneği) hem kendi kurumsal kimliği ile imzalayıp belediyeye iletecek, hem de dernekler üyelerinin ve mahalle sakinlerinin imzasına açacaklar. İmza atanların adlarının yanı sıra TC kimlik numaralarını ve adreslerini yazmaları mutlaka gereklidir.
İmza atanlar mülk sahibi ise tapu fotokopilerini, kiracılarsa kira kontratı ve mal sahiplerinden edinebiliyorsa tapu fotokopilerini eklerlerse çok yararlı olur.
Plan geneli dışında, plan ayrıntılarına (parsel ya da planın her hangi bir ayrıntısı bazında) dair itirazlar da buna paralel olarak hazırlanacak. Örneğin Ayaspaşa Derneği olarak bu gece “Tarık Zafer Tunaya sk ve Hacı izzet Paşa Yokuşu”’nun trafiğe açılması ve “Hacı İzzet Paşa sk. ve Molla Bayırı sk” yaya yolu konuları ile ilgili dilekçeleri hazırlayarak yarın imzaya açacağız.
İmza atacaklarla ilgili belgeler bu maddede daha çok önem arzediyor.
Bir grup dilekçeyi Çarşamba günü belediyeye teslim edeceğiz. Ancak, Cuma günü itiraz dilekçelerimizi topluca belediyeye verip, belediye önünde bir basın duyurusu yapacağız. Bu sırada tüm üye ve komşularımızı aramızda görmeyi çok isteriz. Dilekçelerin etkili olmasında bu birlikteliğin önemi büyük olacaktır.
Etiketler:
AYASPAŞA DERNEĞİ,
CİHANGİR DERNEĞİ,
GALATA DERNEĞİ
SEMT DERNEKLERİMİZİN PLANA İTİRAZLARI...
11 Şubat 2011
Beyoğlu Belediye Başkanlığına,
Konu: 14.01.2011 tarihinde askıya çıkarılan 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Uygulama Planının bütününe dair itirazlar
Beyoğlu ilçesi içinde 1993 yılında taşıdığı tarihi ve kültürel değerler nedeniyle Kentsel Sit Alanı ilan edilen bölgede, bundan sonra gerçekleştirilecek imar uygulamalarına referans olacak ve İstanbul Büyükşehir Belediyesince hazırlanan imar planlarını askı süresi içinde inceleyerek, günümüzün planlama kriterlerine uygun bulunmadığını, bir koruma planından beklentileri karşılamadığını ve yasada öngörüldüğü gibi katılımcı olmadığını, Beyoğlu’nun gelişmesini, çevre kalitesinin iyileşmesini ve kültür mirasının korunmasını sağlayamayacağını düşünüyor ve aşağıdaki konulardaki itirazlarımızı dikkatinize sunuyoruz:
1. PLANIN BÜTÜNSELLİĞİ YOKTUR
Başlığında koruma amaçlı olduğu bildirilen plan alanı içinde korunmayı belki de en çok gerektiren alanlar, özelleştirme alanı, kentsel yenileme alanı, turizm alanı ilan edilmek suretiyle koruma planı kapsamı dışına çıkarılmıştır. Oysa, bu bölgeler planlanan alanın temel niteliklerini belirleyecek en önemli alanlardır. Planın bu bölgeleri özel alanlar gibi kapsam dışı görmesi, bu alanlarda gerçekleştirilecek faaliyetler ve işlevler hakkında görüşler içermemesi mümkün değildir. Bu nedenle planın ilkesel bütünlüğü bozulmuştur. Beyoğlu’nun en eski tarihi bölgesi Galata’nın turizm alanı olarak tanımlanması, koruma planının dışında ele alınması, koruma ilkelerine aykırıdır. Aynı şekilde konumu nedeniyle Beyoğlu yarımadasının siluetini etkileyen Perşembe Pazarı’nın plan dışı bırakılması olumsuzdur. Karaköy İskelesinden Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesine kadar uzanan, Salıpazarı projesini de içeren kıyı bandının “turizm alanı” tanımı ile plan sınırları dışında kalması uygun değildir.
Planda bu alanlar için özetle, avan projesi ilgili makamlarca onaylandıktan sonra yapılaşma izni verilecektir denilmektedir. Plan bölgesinin nitelik ve nicelik itibarıyla çok önemli bir bölümünü oluşturan bu alanlar bu şekilde yatırımcıların ve yatırımlara onay verecek makamların insafına terk edilmektedir. Koruma amaçlı planın daha en başından amacını gerçekleştirememesine yol açmaktadır.
2- KATILIMCI BİR ANLAYIŞLA HAZIRLANMAMIŞTIR
Plan, bölge halkının katılımı olmaksızın hazırlanmıştır. Başta plan bölgesinde örgütlü olan semt dernekleri olmak üzere, çeşitli meslek odaları ve dernekler toplantılara davet edilmemişlerdir. Ayrıca plan raporunda yalnızca fiziksel çevrenin dikkate alındığı ve adeta insanlardan arındırılmış bir plan hazırlanmaya çalışıldığı görülmektedir. Beyoğlu gibi kültür konusunda yenilikçi kurumların olduğu, kentin tarihten bugüne en dinamik kamu yönetimi uygulamalarının sergilendiği bir bölgede, Beyoğlu’nun, insanların, kuruluşların enerjisini katmadan, yalnızca teknik bir iş gibi bir plan hazırlamak mümkün değildir.
Nitekim Beyoğlu Belediye Başkanının 18.01.2011 tarihli Radikal gazetesine verdiği beyanat planın halktan ve sivil toplum örgütlerinden kaçırılarak yapıldığının itirafı niteliğindedir. Belediye başkanı katılımcılığın sağlanmadığı eleştirilerine karşılık, tamamı atanmış kişilerden oluşan KTVKK’nın bir sivil toplum örgütü olduğunu iddia etmek durumunda kalmıştır.
3- YEŞİL ALANLAR DAHA DA AZALMAKTADIR
Planda yeşil alanlar yok edilmektedir. Hiç bir fiziksel izi olmayan, bulundukları yerdeki kent dokusuna hiçbir etkisi olmayan kayıp tarihi eserlerin yeniden ihyası gerekçesine sığınılarak yeşil alanların azaltılması öngörülmektedir. Bazı belgelerde izi bulunan cami, hamam, vb. yapıların yerine sosyal/kültürel tesis adıyla işletmeye verilme olasılığı pek yüksek olan yapılar inşa edilmesini önerilmektedir.
Oysa canlandırma, olabilecek mimari tercihlerden yalnızca biridir ve farklı seçenekler de bulunmaktadır. Bu noktada plan mimari bir sorgulama ile gerçekleştirilmesi gereken bir çalışmayı anonim bir doğru imiş gibi dayatmaktadır. Bu yaklaşım kamusal nitelikli değildir ve günümüzün kritik tasarım düşüncesi ile çelişmektedir. Düşünce özgürlüklerine bir sınırlandırma getirmektedir. Nasıl medya özgürlüğü demokratik siyasal rejimin hukuksal bir normu olmak zorundaysa, fikir üretimi, sanat ve tasarım özgürlüğü de planlama rejiminin bir standardı olmak zorundadır. Kaybolan bir camiyi, kışlayı, vs hiç bir mimari sorgulama olmadan yeniden inşa etmek, düşünce özgürlüğünün iptali anlamına gelmektedir.
Planda yok edilen yeşil alanlar yerine, bitişik nizam binaların arkasındaki bahçeler kamuya açık park olarak ilan edilerek yeşil alan zorunluluğu kağıt üzerinde karşılanmaya çalışılmaktadır. Bu alanların kamuya açık yeşil alan olarak kullanılması erişim zorlukları nedeniyle çok güçtür. Ayrıca koruma imar planı mevcut parselasyonu, özellikle tarihi eserlerin mütemmim cüzü olan bahçelerini de korumak durumundadır. Koşullar zorlanarak kamuya açık park haline getirildiğinde ise, bu alanlara cepheli mevcut yapıların özellikle yatak odaları neredeyse mahremiyetini yitirecek, kendilerine ait açık alanları kalmayacaktır.
Konut alanları içindeki parsel parçalarına park ve katlı otopark kullanımlarının getirilmesi kentsel sit alanında “kentsel morfolojiyi” bozan ve yaşam kalitesini düşüren kararlardır. Amacı kentsel koruma olan bir planın bu tür müdahaleleri önermesi kabul edilemez.
Fındıklı Parkında kıyı kenar çizgisi parkın ortasından geçmektedir. Uluslar arası anlaşmalarla belirlenmiş kıyı kenar çizgisi dışında kalan deniz taşma alanı yeşil alan metrajına dahil edilmemelidir.
Plan bölge insanına yetecek yeşil alan üretmemekte, tersine mevcut yeşil alanları azaltmaktadır. Bu konularda sorumluluk sahibi olması gereken belediye ise bina önlerinin çiçeklendirilmesi gibi önerilerle durumu geçiştirmektedir.
4. İNSAN ODAKLI DEĞİL
Planda konut alanları ticaret bölgelerine dönüştürülmekte, yeşil alanlar azaltılmaktadır. Kentsel yenileme alanlarındaki okulların (Dr. Tevfik Sağlam İlköğretim Okulu, Kasımpaşa Lisesi, vb.) kapatılması an meselesidir. Bölgede yaşayan insanlar dışlanırken, daha fazla otopark alanı yaratma kaygısı güdülmüştür. İnsanlara çok görülen yaşam olanakları arabalara bonkörce açılmaktadır.
Planlama fiziksel planlama temelli ele alınmıştır; yaşam kalitesine iyileşme getirmemekte, tersine ada içi park veya katlı otopark kullanımı ile yaşam kalitesini ve konut değerlerini düşürmektedir. Tarihi dokularda bu tür müdahalelerin kabul edilmesi mümkün değildir.
5. SONUÇLARI DÜŞÜNMEDEN ÇİZİLEN YAPILAŞMA SINIRLARI
Mevcut binalara getirilen yeni yapılaşma sınırları tamamen keyfidir; hangi akılcı ilkeye göre tasarım yapıldığı belirsizdir. İstikamet çizgileri tarihi bir kente ait değilmişçesine masa başında adeta eline cetvel alan deneyimsiz bir öğrenci tarafından çizilmiş gibidir. Kelimenin tam anlamıyla düz bir mantıkla çizilen çizgilerin yaratacağı sorunlar fark edilmemiştir. Bu istikamet çizgileri, örneğin yeni deprem yönetmeliğine göre yapılabilecek yenilemeleri teşvik etmek yerine, engellemektedir.
Plan bütününe yönelik bu tür ilkesel itirazlarımızın yanı sıra, yalnız plan bölgesinin değil Beyoğlu’nun İstanbul’un kimliğine tehdit oluşturacak çok önemli sorunlara da dikkat çekmek istiyoruz:
6. Kabataş Ulaşım Transfer Merkezi adıyla plana işlenen çok tanımlı şekil, özel bir projenin plan tarafından tanımlanmasını getirmektedir. Oysa planlar mimari bir yarışma veya belli bir program doğrultusunda harekete geçirilen profesyonel çalışmaları önceden belirleyemezler. Boğaz gibi olağanüstü doğal değere sahip ve çevresinde sahil saraylarının bulunduğu bir yere dolgu ya da kazık çakılarak inşa edilmesi düşünülen bu yapı, kamu yararı açısından artıları, eksileri görüşülmeden bir emri vaki ile gerçekleştirilemez. Olmayan, hayali bir kara parçası üzerinde bu kadar spesifik bir imar uygulama planı hazırlanması bilime, hukuka, kamu yararına uygun değildir.
7- Bölge halkının itirazlarına rağmen yapılan Dolmabahçe-Dolapdere tüneli Taksim, Beşiktaş, Karaköy üçgeninde özellikle sabah ve akşam saatlerinde trafik yoğunluğunu artırmıştır. Tünelin İnönü Caddesinde yarattığı trafik yoğunluğunu azaltmak için bu kez planda Ayaspaşa bölgesindeki sokakları kent içi trafiğe açacak düzenlemeler öngörülmektedir. Semt sakinlerinin gereksinimlerini bile karşılamakta yetersiz kalan Tarık Zafer Tunaya Sokak, devamındaki merdivenli Hacı İzzet Paşa Yokuşu ile birleştirilerek bir by-pass yolu yaratılmak istenmektedir. Topografyanın bu duruma elvermemesinin yanı sıra, bu yolun açılması halinde tescilli Çam Apartmanı zarar görecek, Ömer Avni Mahallesinin neredeyse tamamı artan trafiğin yaratacağı sıkışıklık, gürültü ve kirlilikten olumsuz biçimde etkilenecektir.
8. Beyoğlu ve özellikle İstiklal Caddesi yüz yılı aşkın bir süredir İstanbul’un kültürel etkinliklerine ev sahipliği yapmaktadır. Metropol ölçeğinde üstlendiği kültürel merkez görevine koşut olarak çok sayıda sinema, tiyatro, konser salonuna sahiptir. Koruma amaçlı olma iddiasındaki plan bu binaların hiç birinin işlevini kültürel kullanım olarak sınırlamamıştır; mekanlar ya turizm, hizmet, ticaret yapısına dönüştürülmekte, ya da yenileme alanı olarak ilan edilmektedir. Bu haliyle kültür odağı olma işlevini yitirecek olan Beyoğlu sanatsız kalacak, yozlaşmaya bırakılacaktır.
9. Önceki planlarda 24,50 m yani Z+7 kat yapılaşma iznine sahip olan Talimhane bölgesinin imar düzeni, koruma amaçlı olan bu imar planıyla 11 kata çıkartılmıştır. Bu şekilde, son 8 yıl içinde Talimhane bölgesinde yapılan kaçak katlar yasallaştırılarak, bir tür imar affı gerçekleştirilmektedir. Söz konusu bölgede, mevcut 8 katlı tüm yapıların üzerine 3’er kat armağan edilmektedir. Artan bina yüksekliği bizler için daha fazla trafik, daha fazla kirlilik, daha az yeşil, daha az gökyüzü anlamına gelmektedir.
10 Ulaşım sistemi içinde yayalaştırılan yolların hangi ilkelere göre belirlendiği belirsizdir. Yayalaştırmanın bu alanlara ne kazandıracağı anlaşılamamaktadır. Semt katlı otoparkın giriş çıkışlarının bulunduğu Cihangir Caddesinin yaya yolu aksı olarak tanımlanması planlama tekniklerine aykırıdır.
Plan bütününe ilişkin bu eleştiri ve itirazlarımızın değerlendirmeye alınmasını ve sonuçlarıyla ilgili tarafımıza bilgi verilmesini dileriz.
Saygılarımızla,
Beyoğlu Belediye Başkanlığına,
Konu: 14.01.2011 tarihinde askıya çıkarılan 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Uygulama Planının bütününe dair itirazlar
Beyoğlu ilçesi içinde 1993 yılında taşıdığı tarihi ve kültürel değerler nedeniyle Kentsel Sit Alanı ilan edilen bölgede, bundan sonra gerçekleştirilecek imar uygulamalarına referans olacak ve İstanbul Büyükşehir Belediyesince hazırlanan imar planlarını askı süresi içinde inceleyerek, günümüzün planlama kriterlerine uygun bulunmadığını, bir koruma planından beklentileri karşılamadığını ve yasada öngörüldüğü gibi katılımcı olmadığını, Beyoğlu’nun gelişmesini, çevre kalitesinin iyileşmesini ve kültür mirasının korunmasını sağlayamayacağını düşünüyor ve aşağıdaki konulardaki itirazlarımızı dikkatinize sunuyoruz:
1. PLANIN BÜTÜNSELLİĞİ YOKTUR
Başlığında koruma amaçlı olduğu bildirilen plan alanı içinde korunmayı belki de en çok gerektiren alanlar, özelleştirme alanı, kentsel yenileme alanı, turizm alanı ilan edilmek suretiyle koruma planı kapsamı dışına çıkarılmıştır. Oysa, bu bölgeler planlanan alanın temel niteliklerini belirleyecek en önemli alanlardır. Planın bu bölgeleri özel alanlar gibi kapsam dışı görmesi, bu alanlarda gerçekleştirilecek faaliyetler ve işlevler hakkında görüşler içermemesi mümkün değildir. Bu nedenle planın ilkesel bütünlüğü bozulmuştur. Beyoğlu’nun en eski tarihi bölgesi Galata’nın turizm alanı olarak tanımlanması, koruma planının dışında ele alınması, koruma ilkelerine aykırıdır. Aynı şekilde konumu nedeniyle Beyoğlu yarımadasının siluetini etkileyen Perşembe Pazarı’nın plan dışı bırakılması olumsuzdur. Karaköy İskelesinden Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesine kadar uzanan, Salıpazarı projesini de içeren kıyı bandının “turizm alanı” tanımı ile plan sınırları dışında kalması uygun değildir.
Planda bu alanlar için özetle, avan projesi ilgili makamlarca onaylandıktan sonra yapılaşma izni verilecektir denilmektedir. Plan bölgesinin nitelik ve nicelik itibarıyla çok önemli bir bölümünü oluşturan bu alanlar bu şekilde yatırımcıların ve yatırımlara onay verecek makamların insafına terk edilmektedir. Koruma amaçlı planın daha en başından amacını gerçekleştirememesine yol açmaktadır.
2- KATILIMCI BİR ANLAYIŞLA HAZIRLANMAMIŞTIR
Plan, bölge halkının katılımı olmaksızın hazırlanmıştır. Başta plan bölgesinde örgütlü olan semt dernekleri olmak üzere, çeşitli meslek odaları ve dernekler toplantılara davet edilmemişlerdir. Ayrıca plan raporunda yalnızca fiziksel çevrenin dikkate alındığı ve adeta insanlardan arındırılmış bir plan hazırlanmaya çalışıldığı görülmektedir. Beyoğlu gibi kültür konusunda yenilikçi kurumların olduğu, kentin tarihten bugüne en dinamik kamu yönetimi uygulamalarının sergilendiği bir bölgede, Beyoğlu’nun, insanların, kuruluşların enerjisini katmadan, yalnızca teknik bir iş gibi bir plan hazırlamak mümkün değildir.
Nitekim Beyoğlu Belediye Başkanının 18.01.2011 tarihli Radikal gazetesine verdiği beyanat planın halktan ve sivil toplum örgütlerinden kaçırılarak yapıldığının itirafı niteliğindedir. Belediye başkanı katılımcılığın sağlanmadığı eleştirilerine karşılık, tamamı atanmış kişilerden oluşan KTVKK’nın bir sivil toplum örgütü olduğunu iddia etmek durumunda kalmıştır.
3- YEŞİL ALANLAR DAHA DA AZALMAKTADIR
Planda yeşil alanlar yok edilmektedir. Hiç bir fiziksel izi olmayan, bulundukları yerdeki kent dokusuna hiçbir etkisi olmayan kayıp tarihi eserlerin yeniden ihyası gerekçesine sığınılarak yeşil alanların azaltılması öngörülmektedir. Bazı belgelerde izi bulunan cami, hamam, vb. yapıların yerine sosyal/kültürel tesis adıyla işletmeye verilme olasılığı pek yüksek olan yapılar inşa edilmesini önerilmektedir.
Oysa canlandırma, olabilecek mimari tercihlerden yalnızca biridir ve farklı seçenekler de bulunmaktadır. Bu noktada plan mimari bir sorgulama ile gerçekleştirilmesi gereken bir çalışmayı anonim bir doğru imiş gibi dayatmaktadır. Bu yaklaşım kamusal nitelikli değildir ve günümüzün kritik tasarım düşüncesi ile çelişmektedir. Düşünce özgürlüklerine bir sınırlandırma getirmektedir. Nasıl medya özgürlüğü demokratik siyasal rejimin hukuksal bir normu olmak zorundaysa, fikir üretimi, sanat ve tasarım özgürlüğü de planlama rejiminin bir standardı olmak zorundadır. Kaybolan bir camiyi, kışlayı, vs hiç bir mimari sorgulama olmadan yeniden inşa etmek, düşünce özgürlüğünün iptali anlamına gelmektedir.
Planda yok edilen yeşil alanlar yerine, bitişik nizam binaların arkasındaki bahçeler kamuya açık park olarak ilan edilerek yeşil alan zorunluluğu kağıt üzerinde karşılanmaya çalışılmaktadır. Bu alanların kamuya açık yeşil alan olarak kullanılması erişim zorlukları nedeniyle çok güçtür. Ayrıca koruma imar planı mevcut parselasyonu, özellikle tarihi eserlerin mütemmim cüzü olan bahçelerini de korumak durumundadır. Koşullar zorlanarak kamuya açık park haline getirildiğinde ise, bu alanlara cepheli mevcut yapıların özellikle yatak odaları neredeyse mahremiyetini yitirecek, kendilerine ait açık alanları kalmayacaktır.
Konut alanları içindeki parsel parçalarına park ve katlı otopark kullanımlarının getirilmesi kentsel sit alanında “kentsel morfolojiyi” bozan ve yaşam kalitesini düşüren kararlardır. Amacı kentsel koruma olan bir planın bu tür müdahaleleri önermesi kabul edilemez.
Fındıklı Parkında kıyı kenar çizgisi parkın ortasından geçmektedir. Uluslar arası anlaşmalarla belirlenmiş kıyı kenar çizgisi dışında kalan deniz taşma alanı yeşil alan metrajına dahil edilmemelidir.
Plan bölge insanına yetecek yeşil alan üretmemekte, tersine mevcut yeşil alanları azaltmaktadır. Bu konularda sorumluluk sahibi olması gereken belediye ise bina önlerinin çiçeklendirilmesi gibi önerilerle durumu geçiştirmektedir.
4. İNSAN ODAKLI DEĞİL
Planda konut alanları ticaret bölgelerine dönüştürülmekte, yeşil alanlar azaltılmaktadır. Kentsel yenileme alanlarındaki okulların (Dr. Tevfik Sağlam İlköğretim Okulu, Kasımpaşa Lisesi, vb.) kapatılması an meselesidir. Bölgede yaşayan insanlar dışlanırken, daha fazla otopark alanı yaratma kaygısı güdülmüştür. İnsanlara çok görülen yaşam olanakları arabalara bonkörce açılmaktadır.
Planlama fiziksel planlama temelli ele alınmıştır; yaşam kalitesine iyileşme getirmemekte, tersine ada içi park veya katlı otopark kullanımı ile yaşam kalitesini ve konut değerlerini düşürmektedir. Tarihi dokularda bu tür müdahalelerin kabul edilmesi mümkün değildir.
5. SONUÇLARI DÜŞÜNMEDEN ÇİZİLEN YAPILAŞMA SINIRLARI
Mevcut binalara getirilen yeni yapılaşma sınırları tamamen keyfidir; hangi akılcı ilkeye göre tasarım yapıldığı belirsizdir. İstikamet çizgileri tarihi bir kente ait değilmişçesine masa başında adeta eline cetvel alan deneyimsiz bir öğrenci tarafından çizilmiş gibidir. Kelimenin tam anlamıyla düz bir mantıkla çizilen çizgilerin yaratacağı sorunlar fark edilmemiştir. Bu istikamet çizgileri, örneğin yeni deprem yönetmeliğine göre yapılabilecek yenilemeleri teşvik etmek yerine, engellemektedir.
Plan bütününe yönelik bu tür ilkesel itirazlarımızın yanı sıra, yalnız plan bölgesinin değil Beyoğlu’nun İstanbul’un kimliğine tehdit oluşturacak çok önemli sorunlara da dikkat çekmek istiyoruz:
6. Kabataş Ulaşım Transfer Merkezi adıyla plana işlenen çok tanımlı şekil, özel bir projenin plan tarafından tanımlanmasını getirmektedir. Oysa planlar mimari bir yarışma veya belli bir program doğrultusunda harekete geçirilen profesyonel çalışmaları önceden belirleyemezler. Boğaz gibi olağanüstü doğal değere sahip ve çevresinde sahil saraylarının bulunduğu bir yere dolgu ya da kazık çakılarak inşa edilmesi düşünülen bu yapı, kamu yararı açısından artıları, eksileri görüşülmeden bir emri vaki ile gerçekleştirilemez. Olmayan, hayali bir kara parçası üzerinde bu kadar spesifik bir imar uygulama planı hazırlanması bilime, hukuka, kamu yararına uygun değildir.
7- Bölge halkının itirazlarına rağmen yapılan Dolmabahçe-Dolapdere tüneli Taksim, Beşiktaş, Karaköy üçgeninde özellikle sabah ve akşam saatlerinde trafik yoğunluğunu artırmıştır. Tünelin İnönü Caddesinde yarattığı trafik yoğunluğunu azaltmak için bu kez planda Ayaspaşa bölgesindeki sokakları kent içi trafiğe açacak düzenlemeler öngörülmektedir. Semt sakinlerinin gereksinimlerini bile karşılamakta yetersiz kalan Tarık Zafer Tunaya Sokak, devamındaki merdivenli Hacı İzzet Paşa Yokuşu ile birleştirilerek bir by-pass yolu yaratılmak istenmektedir. Topografyanın bu duruma elvermemesinin yanı sıra, bu yolun açılması halinde tescilli Çam Apartmanı zarar görecek, Ömer Avni Mahallesinin neredeyse tamamı artan trafiğin yaratacağı sıkışıklık, gürültü ve kirlilikten olumsuz biçimde etkilenecektir.
8. Beyoğlu ve özellikle İstiklal Caddesi yüz yılı aşkın bir süredir İstanbul’un kültürel etkinliklerine ev sahipliği yapmaktadır. Metropol ölçeğinde üstlendiği kültürel merkez görevine koşut olarak çok sayıda sinema, tiyatro, konser salonuna sahiptir. Koruma amaçlı olma iddiasındaki plan bu binaların hiç birinin işlevini kültürel kullanım olarak sınırlamamıştır; mekanlar ya turizm, hizmet, ticaret yapısına dönüştürülmekte, ya da yenileme alanı olarak ilan edilmektedir. Bu haliyle kültür odağı olma işlevini yitirecek olan Beyoğlu sanatsız kalacak, yozlaşmaya bırakılacaktır.
9. Önceki planlarda 24,50 m yani Z+7 kat yapılaşma iznine sahip olan Talimhane bölgesinin imar düzeni, koruma amaçlı olan bu imar planıyla 11 kata çıkartılmıştır. Bu şekilde, son 8 yıl içinde Talimhane bölgesinde yapılan kaçak katlar yasallaştırılarak, bir tür imar affı gerçekleştirilmektedir. Söz konusu bölgede, mevcut 8 katlı tüm yapıların üzerine 3’er kat armağan edilmektedir. Artan bina yüksekliği bizler için daha fazla trafik, daha fazla kirlilik, daha az yeşil, daha az gökyüzü anlamına gelmektedir.
10 Ulaşım sistemi içinde yayalaştırılan yolların hangi ilkelere göre belirlendiği belirsizdir. Yayalaştırmanın bu alanlara ne kazandıracağı anlaşılamamaktadır. Semt katlı otoparkın giriş çıkışlarının bulunduğu Cihangir Caddesinin yaya yolu aksı olarak tanımlanması planlama tekniklerine aykırıdır.
Plan bütününe ilişkin bu eleştiri ve itirazlarımızın değerlendirmeye alınmasını ve sonuçlarıyla ilgili tarafımıza bilgi verilmesini dileriz.
Saygılarımızla,
Etiketler:
AYASPAŞA DERNEĞİ,
CİHANGİR DERNEĞİ,
GALATA DERNEĞİ
2 Şubat 2011 Çarşamba
6 ŞUBAT PAZAR GÜNÜ CİHANGİR'DE TOPLANIYORUZ
Değerli Beyoğlu Bölge Sakinleri,14 Ocak 2011 tarihinde askıya çıkarılan Beyoğlu Koruma Planları ile bir önceki iletimizde size bir bildiri gönderdik. Bu bildiri ile sizlerden çok sayıda telefon ve eposta alıyoruz. Kiminiz "şu pafta şu ada numaralı binanın, sokağın durumu nedir?" kiminiz "dernek bu konuda nasıl bir yol izleyecek?" kiminiz ise "itiraz etmek istiyorum dilekçe mi yazmalıyım yoksa hemen davamı açmalıyım ya da tek tek dilekçemi yazacağız yoksa toplu olarak mı hareket edeceğiz" v.b. çok çeşitli sorular sordu.
Buluşalım, tartışalım, ne yapacağımız karar verelim!
Bu nedenle bu sorulara yanıt verebilmek üzere 6 Şubat 2011 Pazar günü saat 16:00 te Cihangir Güzelleştirme Derneği'nde buluşuyoruz.
Bu toplantı da Cihangir Güzelleştirme Derneği yönetim kurulu; Selçuk Erdoğmuş (Mimar), Sevinç Baliç (Mimar) ve Mine Sirmen (Avukat) ve gönüllü uzmanlar sorularınıza yanıt verecekler.
Açılacak tüm davalara da müdahil olmaya hazırlanılıyor.
Çevrenizdeki kişi ve gruplara buluşma bilgisini yaymanız, bilgilendirme buluşmasına katkıda bulunmanız ricası ile.
6 Şubat 2011 - Pazar günü - Saat : 16:00'da
Cihangir Güzelleştirme Derneği'nde buluşalım.
Saygılarımızla,
Cihangir Güzelleştirme Derneği
Sıraselviler Cad. No.186 /2
Cihangir - İstanbul
(Yapı Kredi Bankası üstü)
Telefon : 212 245 11 14
www.beyoglukorumaplanlari.blogspot.com
www.cihangir.org.tr
Etiketler:
AYASPAŞA DERNEĞİ,
CİHANGİR DERNEĞİ,
GALATA DERNEĞİ
28 Ocak 2011 Cuma
BEYOĞLU BELEDİYE BAŞKANINDAN 'ÖZLÜ SÖZLER'
Derneğimiz üyelerinden ve Galata Derneği'nin yöneticilerinden sevgili arkadaşımız Cem Tüzün'ün seçtiği başlıklar ve haber linkini sunuyoruz... Beyoğlu İmar Planları hakkında Belediye Başkanı'nın enteresan yaklaşımlarını izliyoruz :“Demircan, yeni turizm ve ticaret alanlarından semt sakinlerinin kazanacağını söylüyor”
“Şimdi yapmak isteyen hızlı hızlı binasını yapacak.”
“Mesela Anıtlar Kurulu bir sivil toplum örgütüdür, Anıtlar Kurulu’nun üyeleri kimler, üniversitelerden, belediyeden gelen temsilciler. Burada bir akil insanlar topluluğu var, onlar karar vermiş.”
“Zamanında burada yeterince yeşil alan kurulmamış, bundan sonra da yaratmak zor. Avrupa’nın bütün dar sokaklarında bu açmaz vardır. Bunu aşmanın tek yolu, binaların önünü çiçeklendirmek.”
(Kamuya ait mevcut yeşil alanları, arkeolojik koruma alanlarını yapılaşmaya açıp, pencere önlerine saksıda çiçek koymak da bir çözümmüş demek ki. C.T.)
“Beyoğlu bir dönem kendi mecrasının dışına düşmüş ve sadece eğlence mecrası olarak kalmış, kültür hayatı buradan uzaklaşmış, konut, yaşayanlar buradan uzaklaşmış. Mesela Galata kerestecilerin, imalatçıların bulunduğu bir yere dönüşmüş.”
“Beyoğlu hızlı bir şekilde patladı. Neden patladı, biz dönüşüme burada yaşayan insanları kattığımız için patladı.”
“Şimdi yapmak isteyen hızlı hızlı binasını yapacak.”
“Mesela Anıtlar Kurulu bir sivil toplum örgütüdür, Anıtlar Kurulu’nun üyeleri kimler, üniversitelerden, belediyeden gelen temsilciler. Burada bir akil insanlar topluluğu var, onlar karar vermiş.”
“Zamanında burada yeterince yeşil alan kurulmamış, bundan sonra da yaratmak zor. Avrupa’nın bütün dar sokaklarında bu açmaz vardır. Bunu aşmanın tek yolu, binaların önünü çiçeklendirmek.”
(Kamuya ait mevcut yeşil alanları, arkeolojik koruma alanlarını yapılaşmaya açıp, pencere önlerine saksıda çiçek koymak da bir çözümmüş demek ki. C.T.)
“Beyoğlu bir dönem kendi mecrasının dışına düşmüş ve sadece eğlence mecrası olarak kalmış, kültür hayatı buradan uzaklaşmış, konut, yaşayanlar buradan uzaklaşmış. Mesela Galata kerestecilerin, imalatçıların bulunduğu bir yere dönüşmüş.”
“Beyoğlu hızlı bir şekilde patladı. Neden patladı, biz dönüşüme burada yaşayan insanları kattığımız için patladı.”
Haksızlık olmasın bu alıntıları yaptığım haberin tamamı için:
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetayV3&ArticleID=1038159&Date=28.01.2011&CategoryID=41
Cem TÜZÜN
1 Haziran 2010 Salı
21. GALATA ŞENLİĞİ BAŞLIYOOOORRR...
Dostlarımız artık gelenekselleşen ve Haziran ayı içinde daima beklenen güzel ve kapsamlı şenliklerini yapıyor. Gidelim, destek olalım...21. GALATA ŞENLİĞİ
4-6 HAZİRAN 2010
İstanbul'un en eski ve tarihi bölgelerinden biri olan Galata'da, her yıl Haziran ayında düzenlenen Galata Şenliklerinin 21.si, bu yıl 4 -6 Haziran tarihleri arasında yapılacaktır. Şenliği düzenleyen Galata Derneği 1994 yılında kurulmuştur. Galata Derneği’nin amacı; Galata ve İstanbul insanının kentsel, kültürel ve tarihsel yönden bilinçlendirilip geliştirilmesine yardımcı olmaktır.
Şenlik kapsamında, 5 Haziran Cumartesi günü saat 14.00'de Yaşar Morpınar -Tomurcuk İstisnalar Müstesna Perküsyon Grubunu; 6 Haziran Pazar saat 14.00'de ise ODTÜ THBT Grubunun gösterilerini izleyebilirsiniz.
Ayrıntılı bilgiye www.galata.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Şenlik kapsamında, 5 Haziran Cumartesi günü saat 14.00'de Yaşar Morpınar -Tomurcuk İstisnalar Müstesna Perküsyon Grubunu; 6 Haziran Pazar saat 14.00'de ise ODTÜ THBT Grubunun gösterilerini izleyebilirsiniz.
Ayrıntılı bilgiye www.galata.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
31 Mayıs 2010 Pazartesi
EMLAK VERGİSİ HAKKINDA BİRKAÇ SÖZ...
Emlak Vergisi - BilgilendirmeSayın Cihangir Güzelleştirme Derneği Üyeleri ve Cihangir Dostları,
Ayazpaşa Derneği, Beyoğlu Güzelleştirme Derneği, Bey-Der, Cihangir Güzelleştirme Derneği ve Galata Derneği; Mart 2010 tarihinden bu yana emlak vergisi artışını ortak gündem maddesi olarak ele alıyor, etki ve sonuçlarının neler olabileceğini tartışıyor ve yapılabilirlikleri değerlendiriyor.
2010 yılı başından itibaren geçerli olan metrekare birim değerlerinin yeniden belirlenmesinin ardından Emlak Vergisi değerleri yüzde 300'e varan oranlarda artış gösterdi.
Emlak Vergisi'nde dört yılda bir yenilenen birim değerler, 2010 yılına ilişkin yeniden belirlendi. Belediye başkanı veya vekili, belediyeden yetkili bir memur, tapu sicil müdürü veya vekili, ticaret odasından 1 üye, Maliye Bakanlığı'ndan 2 temsilci ile köy veya mahalle muhtarından oluşan değer tespit komisyonları, yeni birim değerleri, sokak sokak tek tek belirledi. Bazı belediyelerin eski değerlerde yüksek artışa gittiği gözlenirken, iller arasında da çok büyük değer farkları bulunuyor. Emlak Vergisi'nde en son değer belirleme işlemi 2005 yılında yapılmıştı.
Beyoğlu Bölgesi, Gümüşsuyu, Galata ve Cihangir semtlerinde artışlar bir önceki dönemde ödenen miktarlara göre 40-45 misli fazla oldu.
Sokak Adı 2009 yılı 2010 Yılı Artış
Başkurt 228,20 TL 6.800 TL 29 Misli
İlyas Çelebi 148,88 TL 6.000 TL 40 Misli
Yeni Yuva Sok 159,00 TL 6.800 TL 43 Misli
Emlak Vergisinde gerçekleştirilen bu artışlarla birlikte Beyoğlu ve çevresinde zorunlu göçlerin olacağı, Beyoğlu’nun bugünkü sahip olduğu sınırlandırılmış çeşitliliğinin bir darbe daha alacağı da ortadadır.
Peki ne yapabiliriz?
Birlikte yaşama hakkımızı savunmalıyız!
Bundan sonraki olabilecek karar alımlarına tedbir oluşturacak mücadele sürecimizi birlikte başlatmalıyız.
Peki Nasıl?
1.Adım: Vergilerinizi belirlenen tarihler içinde ödeyiniz. Ödemenizi yaparken aşağıdaki linki tıklayarak ulaşabileceğiniz dilekçe örneğini Beyoğlu Belediyesi’nde kayıt ettiriniz.
Dilekçe örneği için tıklayın
2.Adım: Ödeme Belgeniz ve Beyoğlu Belediyesi’ne kayıt yaptırdığınız Dilekçeniz ile birlikte bize başvurunuz.
Vergi mahkemesinde iade davası açmak üzere, ister çıkaracağınız vekaletname ile evraklarınızı bize teslim ediniz,
isterseniz yönlendirmemizle davanızı kendiniz açınız.
3.Adım: 150 ve daha fazla kişinin bu işlemi yapması ile insan haklarına aykırı olan bu sürecin ve kanunun değişimi konusunda gerekli girişimlerin yolunun açılacağını düşünüyoruz.
4.Adım: Gelişmeleri birlikte takip edeceğiz.
Lütfen bu bilgiyi çevrenizle paylaşın!
Saygılarımızla,
BEYOĞLU SEMT DERNEKLERİ PLATFORMU
Ayazpaşa Derneği / Beyoğlu Güzelleştirme Derneği / Bey-Der / Cihangir Güzelleştirme Derneği / Galata Derneği
2010 yılı başından itibaren geçerli olan metrekare birim değerlerinin yeniden belirlenmesinin ardından Emlak Vergisi değerleri yüzde 300'e varan oranlarda artış gösterdi.
Emlak Vergisi'nde dört yılda bir yenilenen birim değerler, 2010 yılına ilişkin yeniden belirlendi. Belediye başkanı veya vekili, belediyeden yetkili bir memur, tapu sicil müdürü veya vekili, ticaret odasından 1 üye, Maliye Bakanlığı'ndan 2 temsilci ile köy veya mahalle muhtarından oluşan değer tespit komisyonları, yeni birim değerleri, sokak sokak tek tek belirledi. Bazı belediyelerin eski değerlerde yüksek artışa gittiği gözlenirken, iller arasında da çok büyük değer farkları bulunuyor. Emlak Vergisi'nde en son değer belirleme işlemi 2005 yılında yapılmıştı.
Beyoğlu Bölgesi, Gümüşsuyu, Galata ve Cihangir semtlerinde artışlar bir önceki dönemde ödenen miktarlara göre 40-45 misli fazla oldu.
Sokak Adı 2009 yılı 2010 Yılı Artış
Başkurt 228,20 TL 6.800 TL 29 Misli
İlyas Çelebi 148,88 TL 6.000 TL 40 Misli
Yeni Yuva Sok 159,00 TL 6.800 TL 43 Misli
Emlak Vergisinde gerçekleştirilen bu artışlarla birlikte Beyoğlu ve çevresinde zorunlu göçlerin olacağı, Beyoğlu’nun bugünkü sahip olduğu sınırlandırılmış çeşitliliğinin bir darbe daha alacağı da ortadadır.
Peki ne yapabiliriz?
Birlikte yaşama hakkımızı savunmalıyız!
Bundan sonraki olabilecek karar alımlarına tedbir oluşturacak mücadele sürecimizi birlikte başlatmalıyız.
Peki Nasıl?
1.Adım: Vergilerinizi belirlenen tarihler içinde ödeyiniz. Ödemenizi yaparken aşağıdaki linki tıklayarak ulaşabileceğiniz dilekçe örneğini Beyoğlu Belediyesi’nde kayıt ettiriniz.
Dilekçe örneği için tıklayın
2.Adım: Ödeme Belgeniz ve Beyoğlu Belediyesi’ne kayıt yaptırdığınız Dilekçeniz ile birlikte bize başvurunuz.
Vergi mahkemesinde iade davası açmak üzere, ister çıkaracağınız vekaletname ile evraklarınızı bize teslim ediniz,
isterseniz yönlendirmemizle davanızı kendiniz açınız.
3.Adım: 150 ve daha fazla kişinin bu işlemi yapması ile insan haklarına aykırı olan bu sürecin ve kanunun değişimi konusunda gerekli girişimlerin yolunun açılacağını düşünüyoruz.
4.Adım: Gelişmeleri birlikte takip edeceğiz.
Lütfen bu bilgiyi çevrenizle paylaşın!
Saygılarımızla,
BEYOĞLU SEMT DERNEKLERİ PLATFORMU
Ayazpaşa Derneği / Beyoğlu Güzelleştirme Derneği / Bey-Der / Cihangir Güzelleştirme Derneği / Galata Derneği
Etiketler:
AYASPAŞA DERNEĞİ,
CİHANGİR DERNEĞİ,
GALATA DERNEĞİ,
VERGİ
28 Kasım 2009 Cumartesi
SEMT DERNEKLERİ İLE EŞGÜDÜM İÇİNDE
Galata Derneği ve Cihangir Derneği ile birlikteyiz. Her zaman... Uluslararası bir etkinlik için akıl yoruyoruz... Bitmek üzere olan bir çalışmadan söz ediyoruz ama takdir edersiniz ki, bu blogu yeni yapıyoruz. Size bir tür rapor gibi sunuyoruz bu haberleri... Ne güzel gülümsüyormuşuz...
Etiketler:
BEYOĞLU PLATFORMU,
CİHANGİR DERNEĞİ,
GALATA DERNEĞİ
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)