2 Ağustos 2011 Salı

PARK OTELİ MESELESİNİN GÜRÜLTÜLÜ HALİ...

Yıkımı bile (dinamitlenerek yapılan yıkımı bile) neredeyse birkaç haftada biten Park Otel meselesi gene gündemimize girdi; hem de hayli gürültülü biçimde... İnşaatin yeni hali için yıkım ve imal faaliyetleri mahalle sakinlerini canlarından bezdirdi ve sokağa döktü. Üyelerimizin de aralarında bulunduğu bir grup, İnönü caddesi üzerinde ellerinde dövizlerle toplanarak; yüklenici firmanın mahalle sakinlerinin örgütlü gücünü dikkate almasını ve çevreye karşı olan saygısızlığın boyutlarına vurgu yaptı. Biz de blogumuza alarak dikkatlerinize sunuyoruz... Herkese esenlikler diliyoruz...

10 Mart 2011 Perşembe

DERNEKLERİMİZDEN BEYOĞLU BELEDİYESİ'NE...

Ekteki mektup AKP ve CHPli tüm Beyoğlu Belediye Meclis Üyelerine bugün (10 Mart'ta) yollanmıştır.

Sayın ………..
Beyoglu Belediyesi Meclis Üyesi

10.03.2011

Yerel yönetimlerin var olma amacı; bireyin maddi, manevi, güncel ya da kalıcı ihtiyaçlarını gidermede çözüm üretmek ve ona hizmet etmektir.

Bu amaçla seçimle yönetime gelen Belediye Başkanları, Meclis Üyeleri; semt sakinlerinin, yurttaşların tek başlarına üstesinden gelemeyecekleri konularda hizmet üretmeleri için kendilerine belirli bir süre için vekil tayin ettikleri kişilerdir.

Sayın Meclis üyemiz, Sayın Vekilimiz;
Bizler, Beyoğlu ilçesi içinde 1993 yılında taşıdığı tarihi ve kültürel değerler nedeniyle Kentsel Sit Alanı ilan edilen bölgede, bundan sonra gerçekleştirilecek imar uygulamalarına referans olacak ve İstanbul Büyükşehir Belediyesince hazırlanan 14.01.2011 tarihinde askıya çıkarılan 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Uygulama planlarını askı süresi içinde inceleyerek, günümüzün planlama kriterlerine uygun bulunmadığını, bir koruma planından beklentileri karşılamadığını ve yasada öngörüldüğü gibi katılımcı olmadığını, Beyoğlu’nun gelişmesini, çevre kalitesinin iyileşmesini ve kültür mirasının korunmasını sağlayamayacağını düşünerek itirazlarda bulunduk.
11 Mart Cuma günü Belediye Meclisi’nde görüşülecek olan itiraz dilekçelerimizin özünü yerine getirerek, Beyoğlu’nda yaşayacak çocuklarımız, torunlarımızın geleceğine sahip çıkacağınıza inanıyor, sürecin takipçisi olacağımızı bilmenizi istiyoruz.

Saygılarımızla,
Ayaspaşa Güzelleştirme ve Koruma Derneği
Asmalımescit Çevre, Eğlence Yerleri ve Kültür Derneği
Bedrettin Derneği
Beyder
Cihangir Güzelleştirme Derneği
Galata Derneği
Okmeydanı Derneği
Tarlabaşı Derneği

16 Şubat 2011 Çarşamba

PARK OTELİ İÇİN İTİRAZİ DİLEKÇEMİZ HAZIR

17.02.2011
BEYOĞLU BELEDİYE BAŞKANLIĞINA,


öNEMLİ NOT: Dilekçemiz bugün Beyoğlu Belediye Başkanlığı'na verilecektir

KONU: İSTANBUL PARK OTEL TURİZM MERKEZİ’ne (BEYOĞLU İLÇESİ GÜMÜŞSUYU MAHALLESİ 735 ada, 25 No.’lu Parsel) ait 1/1000 ölçekli KORUMA AMAÇLI İMÂR PLANI’na itiraz


1) Gümüşsuyu Mahallesi 735 ada, 25 parsele ait 1/1000 ölçekli Koruma amaçlı planda A ve B Blokları arasında bulunması gereken yol (Ağa Çırağı Sokağı) 25 parsel içine katılarak ortadan kaldırılmıştır. Kamuya ait tarihi bir yolun özel bir parsele eklenmesi bölgenin tarihi dokusuna, imâr esaslarına, kamu yararına, hukuka ve insan haklarına aykırıdır.
Kaldı ki bu aykırılık, daha önce Park Otel Turizm Merkezi’ne ait İmâr Planındaki “şehircilik ve planlama ilkelerine ve kamu yararına uygun olmayan diğer aykırılıklar”, kapsamında, DANIŞTAY 6. DAİRENİN 92/1728E., 93/2262K ve 10.6.1993 tarihli kararıyla hükme bağlanmış, imâr planı ve yapı izin belgesi iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 138. Maddesi “Yasama ve yürütme organları ile İDARE, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve İDARE, mahkeme kararını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez” hükmünü taşıdığına göre Ağa Çırağı Sokağının tekrar halka açık hale getirilmesi gerekmektedir .


2) Park Otel Turizm Merkezi 735 ada, 25 parsele ait 1/1000 ölçekli koruma amaçlı planın 2 numaralı notunda parsel alanının 3 katı yapı yoğunluğu verilmekte ve “Not 3a”da “Turizm tesislerinde tamamlayıcı nitelikte olan, eğlence üniteleri (bar, gece kulübü), restoran, yüzme havuzları, hamam, sauna, masaj, oyun salonu, toplantı salonu, jimnastik salonu, tesisat, sığınak, otopark, işlik, mutfak gibi üretim alanı, depo, soyunma ve giyinme yerleri, sağlık üniteleri gibi birimler yapılabilir. Bu alanlar emsal hesabına dahil edilemez.) yazılıdır.

Bu not, kullanılacak alanları uygulamada 3 katın üstüne çıkaracak, emsalin sınırsız bir şekilde artmasına yol açabilecektir. Böylesine bir yapı yoğunluğu arttırımı şehircilik -planlama ilkelerine ve kamu yararına aykırıdır; ayrıca aşırı yapılanmanın yaratacağı olumsuz etkiler bulunduğu tarihi çevrenin dokusuna ciddi zarar verecektir.


3) Planın 4 No’lu notunda “Planda gösterilen blok ebatları ve kademe hatlarının sembolik olduğu” yazılıdır. Bu açıklama, planın gerçekte kesin hükümler getirmediğini, ucu açık ve keyfi olarak değerlendirilebilecek hususlar içerdiğini göstermektedir. Bu durum uygulamada suiistimallere açık kapı bırakır nitelikte bir hükümdür.

Sonuç olarak,
Park Otel aşırı iri ve parsel oranlarını zorlayan boyutlarıyla yalnız Gümüşsuyu
çevresini değil tüm İstanbul siluetini rahatsız eden bir kütledir. Planda A Bloğun gabarisi Alman Konsolosluğu saçak kotuna bağlanmış, ve şu anda mevcut plan konturları korunmuştur. A Bloğun güneyindeki üçgen planlı alanın tüm ada üzerinde ve 15.50 gabaride yapılaşmaya açılması önerilmektedir. Buradaki yoğun kütle çevremizi yaşanmaz bir duruma getirecektir.


Bu nedenle Ağa Çırağı sokağının güneydoğusunda monolit bir B Blok kütlesi yerine, çevredeki kent dokusuna uyumlu ölçü ve dokuda bir yapılanma istemekteyiz. Planda B Blok olarak belirtilen kısımda iç avlu gibi açık bir alan bırakılması yoğunluğu bir nebze olsun azaltacak ve deprem gibi doğal afetler sırasında insanların kaçabileceği bir mekan yaratacaktır. Bu çözüm, tarihi Park Otel'in bahçe alanlarını da işgal ederek genişleyen mevcut yapılaşmaya karşılık, çevrede yaşayanlara ve kent dokusuna bir rahatlama getirilebilecektir.

İtirazlarımızla ilgili olarak hukuki yollara başvuru hakkımız saklı olmak üzere görüşlerimizi saygıyla bilgilerinize sunarız.

Ayaspaşa Güzelleştirme ve Koruma Derneği

10 Şubat 2011 Perşembe

BEYOĞLU KORUMA PLANLARINA İTİRAZ EDİYORUZ

Semt derneklerimizin katılımı ve üyelerimizin katkısı ile yarın (cuma günü) sabahtan Tünel'de buluşup Belediyeye gidiyoruz... Ertesi gün Cihangir'de parktayız... Herkesi bekliyoruz...

11 Şubat 2011 Cuma - 10:30 - Tünel Meydanı
12 Şubat 2011 - Cumartesi - 14:00 - Cihangir Sanatkarlar Parkı


Beyoğlu Semt Dernekleri Platformu, temsil ettikleri Cihangirli, Ayaspaşalı, Galatalı, Asmalımescitli, Galatasaraylı, Çukurcumalı, Tophaneli, Piyalepaşalı Beyoğlular ile birlikte Beyoğlu Koruma Planlarına itiraz dilekçelerini 11 Şubat 2011 Cuma günü teslim etmek üzere Tünel Meydanında buluşuyorlar.

Eşinle, dostunla, çocuğunla, torununla, komşunla, semtlinle, tanıdığınla,
esnafınla evin, sokağın, yeşilin için hazırladığın dilekçeni al gel, bize katıl!

Bu planda biz yokuz, buna itiraz edelim.

Bir arada yaşama hakkımızı birlikte savunalım.

İKİNCİ BULUŞMAMIZ İSE ;
12 Şubat 2011 Cumartesi 14:00 Sanatkarlar Parkı, Cihangir

8 Şubat 2011 Salı

TARIK ZAFER TUNAYA sokak PLANLARINA İLİŞKİN..

Bir aşağıdaki metnimizde Ömer Avni Mahallemiz muhtarlığına bağlı sokaklarımızdaki plan pozisyonlarına itirazlarımızı okudunuz. Bu da YK üyemiz Nazlı Eğinlioğlu arkadaşımızın yaptığı düzenlemelerle Tarık Zafer Tunaya sokağa ilişkin notlar...

11.02.2011

Beyoğlu Belediye Başkanlığı’na,

Konu: 1/1000 Beyoğlu Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı’ndaki Tarık Zafer Tunaya Sokağı ve Hacı İzzet Paşa Yokuşu ile ilgili düzenlemelere itiraz

Beyoğlu Belediye’sinde askıya çıkan 1/1000 Beyoğlu Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı’nda Ömer Avni Mahallesi’nin ortasında yer alan Tarık Zafer Tunaya Sokağı’nın, devamındaki merdivenli Hacı İzzet Paşa Yokuşu ile birleştirilerek, Gümüşsuyu ile Kabataş arasında yeni bir araç trafiği güzergahı oluşturulması öngörülmektedir. Bu değişiklik mahallemizin dar sokaklarının kaldıramayacağı bir trafik yoğunluğu ve gürültü kirliliği yaratacaktır.

Tarık Zafer Tunaya Sokağı mevcut genişliği ve araç /yaya trafiği göz önüne alındığında dahi yetersizdir. Mevcut kaldırım yapısı çok dar ve engebeli olduğu için yayalar, yoldan yürümek zorunda kalmaktadır. Mevcut araç trafiği nedeniyle sokakta devamlı sıkışıklık olmakta ve araçlar bekleme yapmak zorunda kalmaktadır. Otopark için yeterli alan bulunmamakta ve semt sakinlerini araçlarını kapalı otoparklara bırakmak zorunda kalmaktadır. Sokağı İnönü Caddesi ve Kabataş arasında bir bağlantı yolu haline gelmesi bu durumu büsbütün kötüleştirecek, artan trafik ve gürültü kirliliği sokağı yaşanmaz bir hâle getirecektir.

Hacı İzzet Paşa Yokuşu, mahallemizin bir asırı aşan oluşumundan bu yana merdivenli bir sokaktır. Beyoğlu’nun kentsel sit alanı ilan edilmesinin nedenleri arasında bu tür karakteristik özelliklerin korunması yatmaktadır.Hacı İzzet Paşa Yokuşu’ndaki merdivenlerin yıkılarak, araç trafiğine açık bir yol haline getirilebilmesi için yokuşa cepheli Çam Palas Apartmanı’nın bahçe istinat duvarının da yıkılması ve Çam Palas bahçesinin bir bölümünün yola katılması gerekecektir. Oysa Çam Palas tescilli bir tarihi eserdir. Bahçesiyle bir bütündür.

Hacı İzzet Paşa Yokuşu’nun diğer tarafındaki Rota Apartmanı ise bina altında 18 araçlık kapalı otoparkı olan, otopark sorununu kente yük getirmeden kendi yatırımıyla çözmüş bir binadır. Otoparka giden araçlar, Setüstü’nden yukarı doğru gelerek otoparka giriş sağlamaktadır. Merdivenli sokağın araç trafiğine açılması için topoğrafyaya yapılacak müdahaleler (dolgu ya da hafriyat) Rota Apartmanının 18 araçlı kapalı otoparkına giriş çıkışı engelleyecek ve otoparkı kullanılmaz hale getirecektir.

İtiraz ettiğimiz bu düzenlemeler 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu hükümlerine açıkça aykırıdır.

3194 sayılı İmar Kanunu'nun üçüncü maddesinde "herhangi bir saha her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı amaçlar için kullanılamaz" hükmü yer almaktadır. Tarık Zafer Tunaya ve Hacı İzzet Paşa Yokuşu’nda, Koruma İmar Planı uyarınca yapılmak istenen değişiklikler, bu sokakların mevcut altyapı ve kapasitesini aşan nitelikte olup bu sokakları yaşanmaz hale getirecektir.

Yukarıda açıklanan nedenler ve değerlendirmeler uyarınca fonksiyon ve yapılaşma koşulları açısından önemli sakıncalar taşıyan, planlama tekniğine, şehircilik ilkelerine açıkça aykırı olan, halen askıda bulunan söz konusu planın (plan teklifinin) gözden geçirilerek fonksiyon ve yapılaşma koşulları açısından sakıncasız, planlama tekniğine ve şehircilik ilkelerine uygun yeni bir plan yapılmasını talep eder, başkaca itirazda bulunma, itirazlarımızı daha da ayrıntılı olarak gerekçelendirme ve dava açma hakkımız saklı kalmak üzere itiraz ederiz.

Saygılarımızla,

Altta imzası bulunan Ömer Avni Mahallesi Sakinleri

7 Şubat 2011 Pazartesi

ÖMER AVNİ MH. VE YAYALAŞTIRMA PLANLARI

Beyoğlu Belediye Başkanlığına

Konu: 1/1000 Beyoğlu Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planındaki Molla Bayırı, Muhtar Leyla Ildır, Hacı İzzet Paşa, Rıza Bey, Sulak Çeşme sokaklar ile ilgili düzenlemelere itirazımız

Ömer Avni Mahallemizin çok büyük bölümündeki ulaşım gereksinimlerimizi karşılayan sokaklarımız yeni planlarda araç trafiğine kapatılarak yaya yolu haline dönüştürülmek istenmektedir. Bu dönüşümün hangi ihtiyacı karşılayacağı plan notlarında yer almamaktadır. Mahalle sakinleri olarak bizlerin bu konuda hiç bir şekilde görüşü alınmamıştır. Bu dönüşümün gerçekleşmesi halinde bu sokaklarda yaşayan yaşlı komşularımız özel araç ya da taksi ile çözdükleri ulaşım gereksinimlerini karşılayamayacaklardır. Bu sokaklardaki bazı binaların özel otoparkları vardır. Bu otoparklar kullanılamaz hale gelecektir.

Bölge halkının katılımı olmaksızın alınan ve hiçbir ihtiyaca karşılık gelmeyen yaya yolu kararı gereksizdir yanlıştır.

Yukarıda açıklanan nedenler ve değerlendirmeler uyarınca fonksiyon ve yapılaşma koşulları açısından önemli sakıncalar taşıyan, planlama tekniğine, şehircilik ilkelerine açıkça aykırı olan, halen askıda
bulunan söz konusu planın (plan teklifinin) gözden geçirilerek fonksiyon ve yapılaşma koşulları açısından sakıncasız, planlama tekniğine ve şehircilik ilkelerine uygun yeni bir plan yapılmasını
talep eder, başkaca itirazda bulunma, itirazlarımızı daha da ayrıntılı olarak gerekçelendirmek ve dava açma hakkımız saklı kalmak üzere itiraz ederiz.

Saygılarımızla

İTİRAZ DİLEKÇELERİMİZİN ÖNEMİ HAKKINDA...

Pazar günü yapılan derneklerarası toplantımızda çıkan kararları bir önceki (aşağıdaki) metinde vermiştik. Şimdi de üyelerimizden Cem Tüzün'ün uyarı notlarını dikkatlerinize sunuyoruz...

Semt dernekleri platformunca hazırlanan plan geneline itiraz dilekçesi ektedir.

Bu dilekçeyi yurttaşlar tek tek imzalayarak da belediyeye verebilirler. Bu plan geneline itirazları içermektedir. Tek tek yapılacak itirazlar dışında, semt dernekleri (ör. Ayaspaşa Derneği) hem kendi kurumsal kimliği ile imzalayıp belediyeye iletecek, hem de dernekler üyelerinin ve mahalle sakinlerinin imzasına açacaklar. İmza atanların adlarının yanı sıra TC kimlik numaralarını ve adreslerini yazmaları mutlaka gereklidir.

İmza atanlar mülk sahibi ise tapu fotokopilerini, kiracılarsa kira kontratı ve mal sahiplerinden edinebiliyorsa tapu fotokopilerini eklerlerse çok yararlı olur.

Plan geneli dışında, plan ayrıntılarına (parsel ya da planın her hangi bir ayrıntısı bazında) dair itirazlar da buna paralel olarak hazırlanacak. Örneğin Ayaspaşa Derneği olarak bu gece “Tarık Zafer Tunaya sk ve Hacı izzet Paşa Yokuşu”’nun trafiğe açılması ve “Hacı İzzet Paşa sk. ve Molla Bayırı sk” yaya yolu konuları ile ilgili dilekçeleri hazırlayarak yarın imzaya açacağız.

İmza atacaklarla ilgili belgeler bu maddede daha çok önem arzediyor.

Bir grup dilekçeyi Çarşamba günü belediyeye teslim edeceğiz. Ancak, Cuma günü itiraz dilekçelerimizi topluca belediyeye verip, belediye önünde bir basın duyurusu yapacağız. Bu sırada tüm üye ve komşularımızı aramızda görmeyi çok isteriz. Dilekçelerin etkili olmasında bu birlikteliğin önemi büyük olacaktır.

SEMT DERNEKLERİMİZİN PLANA İTİRAZLARI...

11 Şubat 2011
Beyoğlu Belediye Başkanlığına,
Konu:
14.01.2011 tarihinde askıya çıkarılan 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Uygulama Planının bütününe dair itirazlar

Beyoğlu ilçesi içinde 1993 yılında taşıdığı tarihi ve kültürel değerler nedeniyle Kentsel Sit Alanı ilan edilen bölgede, bundan sonra gerçekleştirilecek imar uygulamalarına referans olacak ve İstanbul Büyükşehir Belediyesince hazırlanan imar planlarını askı süresi içinde inceleyerek, günümüzün planlama kriterlerine uygun bulunmadığını, bir koruma planından beklentileri karşılamadığını ve yasada öngörüldüğü gibi katılımcı olmadığını, Beyoğlu’nun gelişmesini, çevre kalitesinin iyileşmesini ve kültür mirasının korunmasını sağlayamayacağını düşünüyor ve aşağıdaki konulardaki itirazlarımızı dikkatinize sunuyoruz:

1. PLANIN BÜTÜNSELLİĞİ YOKTUR
Başlığında koruma amaçlı olduğu bildirilen plan alanı içinde korunmayı belki de en çok gerektiren alanlar, özelleştirme alanı, kentsel yenileme alanı, turizm alanı ilan edilmek suretiyle koruma planı kapsamı dışına çıkarılmıştır. Oysa, bu bölgeler planlanan alanın temel niteliklerini belirleyecek en önemli alanlardır. Planın bu bölgeleri özel alanlar gibi kapsam dışı görmesi, bu alanlarda gerçekleştirilecek faaliyetler ve işlevler hakkında görüşler içermemesi mümkün değildir. Bu nedenle planın ilkesel bütünlüğü bozulmuştur. Beyoğlu’nun en eski tarihi bölgesi Galata’nın turizm alanı olarak tanımlanması, koruma planının dışında ele alınması, koruma ilkelerine aykırıdır. Aynı şekilde konumu nedeniyle Beyoğlu yarımadasının siluetini etkileyen Perşembe Pazarı’nın plan dışı bırakılması olumsuzdur. Karaköy İskelesinden Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesine kadar uzanan, Salıpazarı projesini de içeren kıyı bandının “turizm alanı” tanımı ile plan sınırları dışında kalması uygun değildir.
Planda bu alanlar için özetle, avan projesi ilgili makamlarca onaylandıktan sonra yapılaşma izni verilecektir denilmektedir. Plan bölgesinin nitelik ve nicelik itibarıyla çok önemli bir bölümünü oluşturan bu alanlar bu şekilde yatırımcıların ve yatırımlara onay verecek makamların insafına terk edilmektedir. Koruma amaçlı planın daha en başından amacını gerçekleştirememesine yol açmaktadır.

2- KATILIMCI BİR ANLAYIŞLA HAZIRLANMAMIŞTIR
Plan, bölge halkının katılımı olmaksızın hazırlanmıştır. Başta plan bölgesinde örgütlü olan semt dernekleri olmak üzere, çeşitli meslek odaları ve dernekler toplantılara davet edilmemişlerdir. Ayrıca plan raporunda yalnızca fiziksel çevrenin dikkate alındığı ve adeta insanlardan arındırılmış bir plan hazırlanmaya çalışıldığı görülmektedir. Beyoğlu gibi kültür konusunda yenilikçi kurumların olduğu, kentin tarihten bugüne en dinamik kamu yönetimi uygulamalarının sergilendiği bir bölgede, Beyoğlu’nun, insanların, kuruluşların enerjisini katmadan, yalnızca teknik bir iş gibi bir plan hazırlamak mümkün değildir.
Nitekim Beyoğlu Belediye Başkanının 18.01.2011 tarihli Radikal gazetesine verdiği beyanat planın halktan ve sivil toplum örgütlerinden kaçırılarak yapıldığının itirafı niteliğindedir. Belediye başkanı katılımcılığın sağlanmadığı eleştirilerine karşılık, tamamı atanmış kişilerden oluşan KTVKK’nın bir sivil toplum örgütü olduğunu iddia etmek durumunda kalmıştır.


3- YEŞİL ALANLAR DAHA DA AZALMAKTADIR
Planda yeşil alanlar yok edilmektedir. Hiç bir fiziksel izi olmayan, bulundukları yerdeki kent dokusuna hiçbir etkisi olmayan kayıp tarihi eserlerin yeniden ihyası gerekçesine sığınılarak yeşil alanların azaltılması öngörülmektedir. Bazı belgelerde izi bulunan cami, hamam, vb. yapıların yerine sosyal/kültürel tesis adıyla işletmeye verilme olasılığı pek yüksek olan yapılar inşa edilmesini önerilmektedir.
Oysa canlandırma, olabilecek mimari tercihlerden yalnızca biridir ve farklı seçenekler de bulunmaktadır. Bu noktada plan mimari bir sorgulama ile gerçekleştirilmesi gereken bir çalışmayı anonim bir doğru imiş gibi dayatmaktadır. Bu yaklaşım kamusal nitelikli değildir ve günümüzün kritik tasarım düşüncesi ile çelişmektedir. Düşünce özgürlüklerine bir sınırlandırma getirmektedir. Nasıl medya özgürlüğü demokratik siyasal rejimin hukuksal bir normu olmak zorundaysa, fikir üretimi, sanat ve tasarım özgürlüğü de planlama rejiminin bir standardı olmak zorundadır. Kaybolan bir camiyi, kışlayı, vs hiç bir mimari sorgulama olmadan yeniden inşa etmek, düşünce özgürlüğünün iptali anlamına gelmektedir.
Planda yok edilen yeşil alanlar yerine, bitişik nizam binaların arkasındaki bahçeler kamuya açık park olarak ilan edilerek yeşil alan zorunluluğu kağıt üzerinde karşılanmaya çalışılmaktadır. Bu alanların kamuya açık yeşil alan olarak kullanılması erişim zorlukları nedeniyle çok güçtür. Ayrıca koruma imar planı mevcut parselasyonu, özellikle tarihi eserlerin mütemmim cüzü olan bahçelerini de korumak durumundadır. Koşullar zorlanarak kamuya açık park haline getirildiğinde ise, bu alanlara cepheli mevcut yapıların özellikle yatak odaları neredeyse mahremiyetini yitirecek, kendilerine ait açık alanları kalmayacaktır.
Konut alanları içindeki parsel parçalarına park ve katlı otopark kullanımlarının getirilmesi kentsel sit alanında “kentsel morfolojiyi” bozan ve yaşam kalitesini düşüren kararlardır. Amacı kentsel koruma olan bir planın bu tür müdahaleleri önermesi kabul edilemez.


Fındıklı Parkında kıyı kenar çizgisi parkın ortasından geçmektedir. Uluslar arası anlaşmalarla belirlenmiş kıyı kenar çizgisi dışında kalan deniz taşma alanı yeşil alan metrajına dahil edilmemelidir.
Plan bölge insanına yetecek yeşil alan üretmemekte, tersine mevcut yeşil alanları azaltmaktadır. Bu konularda sorumluluk sahibi olması gereken belediye ise bina önlerinin çiçeklendirilmesi gibi önerilerle durumu geçiştirmektedir.

4. İNSAN ODAKLI DEĞİL
Planda konut alanları ticaret bölgelerine dönüştürülmekte, yeşil alanlar azaltılmaktadır. Kentsel yenileme alanlarındaki okulların (Dr. Tevfik Sağlam İlköğretim Okulu, Kasımpaşa Lisesi, vb.) kapatılması an meselesidir. Bölgede yaşayan insanlar dışlanırken, daha fazla otopark alanı yaratma kaygısı güdülmüştür. İnsanlara çok görülen yaşam olanakları arabalara bonkörce açılmaktadır.
Planlama fiziksel planlama temelli ele alınmıştır; yaşam kalitesine iyileşme getirmemekte, tersine ada içi park veya katlı otopark kullanımı ile yaşam kalitesini ve konut değerlerini düşürmektedir. Tarihi dokularda bu tür müdahalelerin kabul edilmesi mümkün değildir.

5. SONUÇLARI DÜŞÜNMEDEN ÇİZİLEN YAPILAŞMA SINIRLARI
Mevcut binalara getirilen yeni yapılaşma sınırları tamamen keyfidir; hangi akılcı ilkeye göre tasarım yapıldığı belirsizdir. İstikamet çizgileri tarihi bir kente ait değilmişçesine masa başında adeta eline cetvel alan deneyimsiz bir öğrenci tarafından çizilmiş gibidir. Kelimenin tam anlamıyla düz bir mantıkla çizilen çizgilerin yaratacağı sorunlar fark edilmemiştir. Bu istikamet çizgileri, örneğin yeni deprem yönetmeliğine göre yapılabilecek yenilemeleri teşvik etmek yerine, engellemektedir.
Plan bütününe yönelik bu tür ilkesel itirazlarımızın yanı sıra, yalnız plan bölgesinin değil Beyoğlu’nun İstanbul’un kimliğine tehdit oluşturacak çok önemli sorunlara da dikkat çekmek istiyoruz:

6. Kabataş Ulaşım Transfer Merkezi adıyla plana işlenen çok tanımlı şekil, özel bir projenin plan tarafından tanımlanmasını getirmektedir. Oysa planlar mimari bir yarışma veya belli bir program doğrultusunda harekete geçirilen profesyonel çalışmaları önceden belirleyemezler. Boğaz gibi olağanüstü doğal değere sahip ve çevresinde sahil saraylarının bulunduğu bir yere dolgu ya da kazık çakılarak inşa edilmesi düşünülen bu yapı, kamu yararı açısından artıları, eksileri görüşülmeden bir emri vaki ile gerçekleştirilemez. Olmayan, hayali bir kara parçası üzerinde bu kadar spesifik bir imar uygulama planı hazırlanması bilime, hukuka, kamu yararına uygun değildir.

7- Bölge halkının itirazlarına rağmen yapılan Dolmabahçe-Dolapdere tüneli Taksim, Beşiktaş, Karaköy üçgeninde özellikle sabah ve akşam saatlerinde trafik yoğunluğunu artırmıştır. Tünelin İnönü Caddesinde yarattığı trafik yoğunluğunu azaltmak için bu kez planda Ayaspaşa bölgesindeki sokakları kent içi trafiğe açacak düzenlemeler öngörülmektedir. Semt sakinlerinin gereksinimlerini bile karşılamakta yetersiz kalan Tarık Zafer Tunaya Sokak, devamındaki merdivenli Hacı İzzet Paşa Yokuşu ile birleştirilerek bir by-pass yolu yaratılmak istenmektedir. Topografyanın bu duruma elvermemesinin yanı sıra, bu yolun açılması halinde tescilli Çam Apartmanı zarar görecek, Ömer Avni Mahallesinin neredeyse tamamı artan trafiğin yaratacağı sıkışıklık, gürültü ve kirlilikten olumsuz biçimde etkilenecektir.

8. Beyoğlu ve özellikle İstiklal Caddesi yüz yılı aşkın bir süredir İstanbul’un kültürel etkinliklerine ev sahipliği yapmaktadır. Metropol ölçeğinde üstlendiği kültürel merkez görevine koşut olarak çok sayıda sinema, tiyatro, konser salonuna sahiptir. Koruma amaçlı olma iddiasındaki plan bu binaların hiç birinin işlevini kültürel kullanım olarak sınırlamamıştır; mekanlar ya turizm, hizmet, ticaret yapısına dönüştürülmekte, ya da yenileme alanı olarak ilan edilmektedir. Bu haliyle kültür odağı olma işlevini yitirecek olan Beyoğlu sanatsız kalacak, yozlaşmaya bırakılacaktır.

9. Önceki planlarda 24,50 m yani Z+7 kat yapılaşma iznine sahip olan Talimhane bölgesinin imar düzeni, koruma amaçlı olan bu imar planıyla 11 kata çıkartılmıştır. Bu şekilde, son 8 yıl içinde Talimhane bölgesinde yapılan kaçak katlar yasallaştırılarak, bir tür imar affı gerçekleştirilmektedir. Söz konusu bölgede, mevcut 8 katlı tüm yapıların üzerine 3’er kat armağan edilmektedir. Artan bina yüksekliği bizler için daha fazla trafik, daha fazla kirlilik, daha az yeşil, daha az gökyüzü anlamına gelmektedir.

10 Ulaşım sistemi içinde yayalaştırılan yolların hangi ilkelere göre belirlendiği belirsizdir. Yayalaştırmanın bu alanlara ne kazandıracağı anlaşılamamaktadır. Semt katlı otoparkın giriş çıkışlarının bulunduğu Cihangir Caddesinin yaya yolu aksı olarak tanımlanması planlama tekniklerine aykırıdır.

Plan bütününe ilişkin bu eleştiri ve itirazlarımızın değerlendirmeye alınmasını ve sonuçlarıyla ilgili tarafımıza bilgi verilmesini dileriz.
Saygılarımızla,

PLANLAR, BELEDİYENİN RESMİ SAYFASINDA...

İzleyenleriniz biliyordur, izlemeyenleriniz ise blog'umuzdan aşağı doğru inerlerse, bütün ayrıntıyı göreceklerdir... Beyoğlu Belediyesi'nin resmi web sayfasında yayımlanan haliyle, imar planı değişikliklerinin bütün ayrıntısını oradan (da) görebilirsiniz... Bizim kanaatlerimiz ise derneklerimizin dünkü ortak toplantısından sonra özellikle hukuki yönde gelişmek üzere evriliyor... Siteye bakınız lütfen...

http://www.beyoglu.bel.tr/beyoglu_belediyesi/haber_default.aspx?SectionId=143&ContentId=21698

6 Şubat 2011 Pazar

İMAR UYGULAMA PLANLARINA KARŞI İTİRAZLARIMIZ

Beyoğlu Belediye Başkanlığına

Konu: 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Uygulama Planının bütününe dair itirazlarımız

Beyoğlu ilçesi içinde 1993 yılında taşıdığı tarihi ve kültürel değerler nedeniyle Kentsel Sit Alanı ilan edilen bölgede, bundan sonra gerçekleştirilecek imar uygulamalarına referans olacak ve İstanbul Büyükşehir Belediyesince hazırlanan imar planları askı süresi içinde inceleyerek aşağıdaki tesbitleri yapmış bulunmaktayız.

1. Başlığında koruma amaçlı olduğu bildirilen plan alanı içinde korunmayı belki de en çok gerektiren alanlar, özelleştirme alanı, kentsel yenileme alanı, turizm alanı ilan edilmek suretiyle koruma planı kapsamına çıkarılmıştır. Planda bu alanlar için özetle, avan projesi ilgili makamlarca onaylandıktan sonra yapılaşma izni verilecektir denmektedir. Plan bölgesinin nitelik ve nicelik itibarıyla çok önemli bir bölümünü oluşturan bu alanlar bu şekilde yatırımcıların ve yatırımlara onay verecek makamların insafına terk edilmektedir. Koruma amaçlı planın daha an başından amacını gerçekleştirememesine yol açmaktadır.


2. Plan, bölgede halkının katılımı olmaksızın hazırlanmıştır. Öyle ki, KTVKK tarafından Mimarlar Odası İstanbul Şubesine verilen plan taslaklarının bir semt derneğinin yayın organında haber konusu yapılması, derneğin bir suç işlemiş gibi itham edilmesine yol açmıştır. Beyoğlu Belediye Başkanının … tarihli Radikal gazetesine verdiği beyanat planın halktan ve sivil toplum örgütlerinden kaçırılarak yapıldığının itirafı niteliğindedir. Belediye başkanı katılımcılığın sağlanmadığı eleştirilerine karşılık tamamı ….. tarafından atanmış kişilerden oluşan KTVKK’nın bir sivil toplum örgütü olduğunu iddia etmek durumunda kalmıştır. Oysa başta plan bölgesinde örgütlü olan semt dernekleri olmak üzere, çeşitli meslek odaları ve dernekler bu planda biz yokuz görüşlerimizi, katkılarımızı sunacağımız ortamlarda söz hakkı elde edemedik, davet edilmedik demektedirler.

3. Planda yeşil alanlar yok edilmektedir. Hiç bir fiziksel izi olmayan, bulundukları yerdeki kent dokusuna hiçbir etkisi olmayan kayıp tarihi eserlerin yeniden ihyası gerekçesine sığınılarak yeşil alanların azaltılması öngörülmektedir. Üstelik planı yapanlar bu tarihi eserlerin ihya edileceğine kendileri de inanmıyor olmalılar ki, yeşil alanlar üzerinde geçmişte var olduğu söylenen ve şimdi yerinde yeller esen, bazı belgelerde izi bulunan cami, hamam, vb hayali yapıların yerine sosyal/kültürel tesis adıyla işletmeye verilme olasılığı pek yüksek olan yapılar inşa edilmesini önermekteler. Roma bahçesi, Tophane parkı, Dolmabahçe Meydanı bunların en çarpıcı örnekleridir. Bu haliyle alınan ihya kararları buralara yapılacak yapılardan fayda sağlayacakları ihya etmeyi ifade etmektedir.

Planda yok edilen yeşil alanlar yerine bitişik nizam binalar arasındaki bahçeleri kamuya açık park olarak ilan edilerek yeşil alan zorunluluğu kağıt üzerinde karşılanmaya çalışılmaktadır. Bu alanların kamuya açık yeşil alan olarak kullanılması erişim zorlukları nedeniyle çok güçtür. Koşullar zorlanarak kamuya açık park haline getirildiğinde ise, bu alanlara cepheli mevcut yapıların özellikle yatak odaları neredeyse mahremiyetini yitirecek hale gelecektir.

Fındıklı Parkında kıyı kenar çizgisi parkın ortasından geçmektedir. Uluslar arası anlaşmalarla belirlenmiş deniz taşma alanı yeşil alan metrajına dahil edilmemelidir. Plan bölge insanına yetecek yeşil alan üretmemekte, ve mevcut yeşil alanları azaltmaktadır. Bu konularda sorumluluk sahibi olması gereken belediye ise bina önlerinin çiçeklendirilmesi gibi önerilerle durumu geçiştirmektedir.

4. Kabataş Ulaşım Transfer Merkezi adıyla plana işlenen çok tanımlı şekil, buraya yapılmak istenen bir projenin hazır olduğu izlenimi vermektedir. Ölçeklendirilerek plana işlenen yapı tasarlanmış olsa gerek. Boğaza dolgu ya da kazık çakılarak inşa edilmesi düşünülen bu yapının kamu yararı açısından artıları, eksileri görüşülmeden, nasılsa bu projeyi, ihalesini hallederiz mantığıyla bir emri vaki gerçekleştirilmek istenmektedir. Olmayan, hayali bir kara parçası üzerinde bu kadar spesifik bir imar uygulama planı hazırlanması bilime, hukuka, kamu yararına uygun değildir.

5. Bölge halkının itirazlarına rağmen yapılan Dolmabahçe-Dolapdere tüneli Taksim, Beşiktaş, Karaköy üçgeninde özellikle sabah ve akşam saatlerinde trafik yoğunluğunu artırmıştır. Tünelin İnönü Caddesinde yarattığı trafik yoğunluğunu azaltmak için bu kez planda Ayaspaşa bölgesindeki sokakları kent içi trafiğe açacak düzenlemeler öngörülmektedir. Semt sakinlerinin gereksinimlerini bile karşılamakta yetersiz kalan Tarık Zafer Tunaya sokak devamındaki merdivenli Hacı İzzet Paşa Yokuşu ile birleştirilerek bir by-pass yolu yaratılmak istenmektedir. Topografyanın bu duruma elvermemesinin yanı sıra bu yolun açılması halinde Ömer Avni mahallesinin neredeyse tamamı bu durumdan son derece olumsuz etkilenecektir.

6. Beyoğlu ve özellikle İstiklal Caddesi yüz yılı aşkın bir süredir İstanbul’un kültürel etkinliklerine ev sahipliği yapmaktadır. Çok sayıda sinema, tiyatro, konser salonu vardır. Koruma amaçlı olma iddiasındaki plan bu binaların hiç birinin işlevini kültürel kullanım olarak sınırlamamıştır. Ya turizm, hizmet, ticaret yapısına dönüştürülmekte ya da yenileme alanı olarak ilan edilmektedir. Bu haliyle kültür işlevini yitirecek olan Beyoğlu sanatsız kalacak, kültürel yozlaşmaya terk edilecektir.

Plan bütününe ilişkin bu eleştiri ve itirazlarımızın …. uyarınca değerlendirmeye alınmasını ve sonuçlarıyla ilgili tarafımıza bilgi verilmesini dileriz.

Saygılarımızla,

ADI TC KİMLİK NO ADRES

5 Şubat 2011 Cumartesi

YARINKİ (6 ŞUBAT'TAKİ) TOPLANTI İÇİN ÖNERİLER-1

Galatasaray Lisesi'nin arkasındaki yüksek ve eğimli duvarı da tıraşlayıp, böyle bir katotoparkı koymak istiyorlar... Estetik bilgisi, kentli görgüsü yoksa, böyle oluyor işte...

Değerli üyelerimiz ve semt sakinlerimiz. Biliyorsunuz, bölgemizdeki plan değişiklikleri üzerine yarın Cihangir Derneği lokalinde bir toplantı yapıyoruz. Öncesinde üç değişiklik önerisinin illüstrasyonlarını sizlere geçiyoruz. Neyi, ne yapmak istiyorlar; lütfen bir bakınız?!

YARINKİ (6 ŞUBAT'TAKİ) TOPLANTI İÇİN ÖNERİLER-2

Tünel'de Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi'nden inip sağa dönünce, 50 metre solda bilirsiniz Doğan Apartmanı vardır. Muhteşem bir bina. Sol yanındaki boşluğu böyle bir kazulet oturtmak istiyorlar...

Değerli üyelerimiz ve semt sakinlerimiz. Biliyorsunuz, bölgemizdeki plan değişiklikleri üzerine yarın Cihangir Derneği lokalinde bir toplantı yapıyoruz. Öncesinde üç değişiklik önerisinin illüstrasyonlarını sizlere geçiyoruz. Neyi, ne yapmak istiyorlar; lütfen bir bakınız?!

YARINKİ (6 ŞUBAT'TAKİ) TOPLANTI İÇİN ÖNERİLER-3

Tünel'deki Narmanlı Han'ı hepiniz biliyorsunuz. Böyle olmasını planlıyorlar...

Değerli üyelerimiz ve semt sakinlerimiz. Biliyorsunuz, bölgemizdeki plan değişiklikleri üzerine yarın Cihangir Derneği lokalinde bir toplantı yapıyoruz. Öncesinde üç değişiklik önerisinin illüstrasyonlarını sizlere geçiyoruz. Neyi, ne yapmak istiyorlar; lütfen bir bakınız?!

2 Şubat 2011 Çarşamba

6 ŞUBAT PAZAR GÜNÜ CİHANGİR'DE TOPLANIYORUZ

Değerli Beyoğlu Bölge Sakinleri,
14 Ocak 2011 tarihinde askıya çıkarılan Beyoğlu Koruma Planları ile bir önceki iletimizde size bir bildiri gönderdik. Bu bildiri ile sizlerden çok sayıda telefon ve eposta alıyoruz. Kiminiz "şu pafta şu ada numaralı binanın, sokağın durumu nedir?" kiminiz "dernek bu konuda nasıl bir yol izleyecek?" kiminiz ise "itiraz etmek istiyorum dilekçe mi yazmalıyım yoksa hemen davamı açmalıyım ya da tek tek dilekçemi yazacağız yoksa toplu olarak mı hareket edeceğiz" v.b. çok çeşitli sorular sordu.
Buluşalım, tartışalım, ne yapacağımız karar verelim!
Bu nedenle bu sorulara yanıt verebilmek üzere 6 Şubat 2011 Pazar günü saat 16:00 te Cihangir Güzelleştirme Derneği'nde buluşuyoruz.
Bu toplantı da Cihangir Güzelleştirme Derneği yönetim kurulu; Selçuk Erdoğmuş (Mimar), Sevinç Baliç (Mimar) ve Mine Sirmen (Avukat) ve gönüllü uzmanlar sorularınıza yanıt verecekler.
Açılacak tüm davalara da müdahil olmaya hazırlanılıyor.
Çevrenizdeki kişi ve gruplara buluşma bilgisini yaymanız, bilgilendirme buluşmasına katkıda bulunmanız ricası ile.

6 Şubat 2011 - Pazar günü - Saat : 16:00'da
Cihangir Güzelleştirme Derneği'nde buluşalım.
Saygılarımızla,
Cihangir Güzelleştirme Derneği
Sıraselviler Cad. No.186 /2
Cihangir - İstanbul
(Yapı Kredi Bankası üstü)
Telefon : 212 245 11 14
www.beyoglukorumaplanlari.blogspot.com
www.cihangir.org.tr

28 Ocak 2011 Cuma

BEYOĞLU BELEDİYE BAŞKANINDAN 'ÖZLÜ SÖZLER'

Derneğimiz üyelerinden ve Galata Derneği'nin yöneticilerinden sevgili arkadaşımız Cem Tüzün'ün seçtiği başlıklar ve haber linkini sunuyoruz... Beyoğlu İmar Planları hakkında Belediye Başkanı'nın enteresan yaklaşımlarını izliyoruz :
“Demircan, yeni turizm ve ticaret alanlarından semt sakinlerinin kazanacağını söylüyor”
“Şimdi yapmak isteyen hızlı hızlı binasını yapacak.”
“Mesela Anıtlar Kurulu bir sivil toplum örgütüdür, Anıtlar Kurulu’nun üyeleri kimler, üniversitelerden, belediyeden gelen temsilciler. Burada bir akil insanlar topluluğu var, onlar karar vermiş.”
“Zamanında burada yeterince yeşil alan kurulmamış, bundan sonra da yaratmak zor. Avrupa’nın bütün dar sokaklarında bu açmaz vardır. Bunu aşmanın tek yolu, binaların önünü çiçeklendirmek.”
(Kamuya ait mevcut yeşil alanları, arkeolojik koruma alanlarını yapılaşmaya açıp, pencere önlerine saksıda çiçek koymak da bir çözümmüş demek ki. C.T.)
“Beyoğlu bir dönem kendi mecrasının dışına düşmüş ve sadece eğlence mecrası olarak kalmış, kültür hayatı buradan uzaklaşmış, konut, yaşayanlar buradan uzaklaşmış. Mesela Galata kerestecilerin, imalatçıların bulunduğu bir yere dönüşmüş.”
“Beyoğlu hızlı bir şekilde patladı. Neden patladı, biz dönüşüme burada yaşayan insanları kattığımız için patladı.”


Haksızlık olmasın bu alıntıları yaptığım haberin tamamı için:
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetayV3&ArticleID=1038159&Date=28.01.2011&CategoryID=41

Cem TÜZÜN

27 Ocak 2011 Perşembe

PARK OTEL SAHİPLİĞİ YENİDEN EL DEĞİŞTİRDİ...

Biliyorsunuz, derneğimiz Park Oteli'nin kentin bağrına bir hançer gibi saplanan ve tam anlamıyla bir imar suçu olarak nitelediğimiz haline karşı açtığımız dava ile eşzamanlı olarak kuruldu. İlk mücaadele konumuz ve hâlâ bir çirkinlik abidesi olarak yerli yerinde duran Park Oteli, gene mücadele konumuz... Park Oteli el değiştirdi... Detay bilgiyi linkte verdik... Orayı okumanız gerekecek... Ama 34 milyon dolara satıldığı zaman R.Koç "Bunu ben cep harçlığımla alırdım" dediği koşullarda satılmıştı. Şimdi 100 milyon dolara el değiştirdiği söyleniyor... Mehmut Kutman - Sami Ofer ortaklığından Mahmut Çevik'e geçmiş görünüyor. Bu habere ilişkin basında epey haber çıktı. Forbes Türkiye de bundan söz etti ve işadamına ilişkin hayli detaylı bilgilerle binanın olası yeni halini resmeden bir illüstrasyon da yayımlandı... Biz de haberin farklı bir linkini vererek, bilgilenmesinizi istiyoruz...
http://www.emlakkulisi.com/38041_istanbul_park_otel_i_mahmut_cevik_aldi_

25 Ocak 2011 Salı

DERNEKLERİMİZ; "BU PLANDA 'BİZ' YOKUZ... "

Beyoğlu'nun tam 17 yıldır ihtiyacı olan plan 14 Ocak 2011 tarihinde askıya çıktı. Ancak bu plan Beyoğlu halkının beklenti ve ihtiyacını karşılamıyor, yaşam kalitesinin gelişmesine, tarihi ve kültür mirasının korunmasına, kamusal alanların halkın kullanımına açılmasına hizmet etmiyor. Kültürel ve sosyal sorunların çözümü, istihdam koşulları, çocuklar, gençler, yaşlılar ve kadınlar için hiç bir vizyonu yok. Haklarımızı ve semtimizi korumak için hep birlikte!

BU KENT BİZİM!
Bu plan uygulanırsa Beyoğlu'nda nefes alacak yer kalmayacak: Yoğun bir yapı dokusuna sahip olan Beyoğlu'nda yapılaşma dışı kalmış tüm alanlar imara açılıyor. Şehirlerin gelişimi içinde işlevini yitirmiş ve artık var olmayan yapılar tartışmalı "ihya kararları" ile kalan boşluklara yeniden inşa edilmeye çalışılıyor. 9 tanesi cami olmak üzere 14 adet ihya kararı alınmış. Ancak kamu yararı tartışmalı olan bu yapıların inşası gerçekleşemediği takdirde "sosyal kültürel tesis" adıyla rant tesislerine dönüştürülmesi planlanıyor.

Depremde sığınılacak alanlar yok ediliyor. Roma Bahçesi, Ege Bahçesi, Tophane Parkı hatta muğlak ifadelerle Taksim Gezisi tanımsız "sosyal kültürel tesisler" le donatılmış. Halkın doğal kullanımına kapatılmış. Sıkıştırılmış bu yaşamlar arasında toprak ve su dengesi yok ediliyor. Nüfus yetmeyecek oranda kreş, oyun alanı, kültürel alan sorunu yaşanırken yalnızca otomobiller için tüm tedbirler alınmış. Kimi Galatasaray Lisesi'nin arkasındaki tarihi duvar, kimi yapı adaları arasındaki yeşil alan yok edilerek 9 adet yeni kat otoparkı yapılıyor. Herkes arabasını koyacak bir yer bulacak ama gidecek bir parkı olmayacak.

Bu planda konut alanları "ticaret ve turizm alanı"na dönüşüyor. Galata, Cihangir, Tophane gibi semt yaşamını hala koruyabilen sayılı konut alanları Talimhane, Fransız Sokağı modelinde olduğu gibi sosyal dokusunun tamamen değişmesine neden olacak şekilde turizm ve ticaret alanı olarak işlevlendiriliyor.

Bu plan Beyoğlu gibi bir merkezi bütünlüklü bir yaklaşımla ele almıyor. Bütünlüklü bir yaklaşım gerektiren ve sit alanı ila nedilen Beyoğlu'nun bu planla bölgeye hayat verecek en dinamik, en canlı bölgeleri koruma kapsamı dışında bırakılmış. Buna göre bu plan tüm sahil şeridi, Galata Kulesi'nin çevresi, Tarlabaşı, Kasımpaşa, Emek Sineması'nın çevresi gibi bölgeleri "Yenileme Alanı", "Özelleştirme Alanı", "Turizm Alanı" gibi çerçevelere sokarak kapsam dışı boşluklar yaratıyor ve bu alanlarda yer alan kimi parsellerin mülkiyet ve işlevleri tepeden inme kararlarla değiştiriliyor.

Planlar kapalı ilişkiler içinde hazırlanıyor. Planlama sürecinde başka hiç bir bölgede olmadığı kadar çok sayıdaki profesyonel, gönüllü girişimler ve halk kenara kondu, Nasıl Beyoğlu'nda yaşayan insanların katılım olmadan belirlenen emlak vergileri rayiç bedelleri bazı yerlerde kırk kat arttıysa, yine katılım olmadan hazırlanan bu planlar da Beyoğlu'nda yaşayan insanların gelecekte çevrelerinin bozulmasına, semtlerini terketmelerine yol açacak.

Evlerimiz, sokaklarımız, parklarımız, sahilimiz, komşularımız bu plandan olumsuz etkileniyor. Bizim görüşlerimiz alınmadan, kendi geleceğimiz üzerinde söz sahibi olamadığımız bu planın gözden geçirilmesini talep ediyoruz.

Haklarımızı ve semtimizi korumak için hep birlikte! BU KENT BİZİM!
Planlara son itiraz tarihi 13 Şubat 2011!

BEYOĞLU SEMT DERNEKLERİ PLATFORMU www.beyoglukorumaplanlari.blogspot.com Ayaspaşa Güzelleştirme ve Çevre Koruma Derneği 0212 251 06 11 / Beyoğlu Güzelleştirme ve Koruma Derneği 0212 245 30 30 / Beyoğlu Eğlence İşyeri Sahipleri Derneği 0212 292 25 29 / Cihangir Güzelleştirme Derneği 0212 245 11 14 / Galata Derneği 0212 243 98 10 / Piyale Paşa Mahalle Gençliği ve Sosyal Gelişim Derneği 0212 255 43 65 /
Destek alınan kuruluşlar: TMMOB Mimarlar Odası - İstanbul Büyükkent Şubesi http://www.mimarist.org TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi http://www.spoist.org

BÖLGEMİZ GENELİ İÇİN 'İMAR KONULU' SAPTAMALAR

Fotograf blogçunundur. Pek sevdiği için bu görseli kullandı :-)

1. Roma Bahçesinin bulunduğu Arkeolojik Sit Alanı, 2 Numaralı Anıtlar Kurulu kararı ile koruma altına alınmış olmasına karşın karar hiçe sayılarak Yenileme Alanları kapsamına alınıyor ve
1.1. Defterdar Camii’nin önündeki alana Belediye Sosyal Tesisi, 1.2. Tüfekçi Salih Sokağını Sanatkarlar Caddesine bağlayan Merdivenli yol ve yanındaki yeşil alana Belediye Sosyal Tesisi, 1.3. Roma Bahçesinin giriş kapısında bulunan Çocuk Parkının olduğu alana Belediye Sosyal Tesisi olmak
üzere 3 ayrı bina öngörülüyor.
2. Tophane-i Amire Binasının hemen arkasında halihazırda otopark olan alanı da içine alacak ve silueti bozacak şekilde H.9.50 yüksekliğinde (61 Ada 1-2-3-20-21 parsellere) yapı öngörülüyor.
3.Roma Bahçesi giriş kapısı karşısındaki tarihi ahşap binaya bitişik 9.50 yüksekliğinde, tek katlı müstakil bina önüne h.9.50 ve Akarsu yokuşunda bulunan alçak katlı tüm yapılar yerine 9.50 yükseklik izni verilmiş yapılar öngörülüyor. Bu kararla bu sıradaki binaların görüşünün kapanmasının ötesinde silueti tamamen değiştirecek bir müdahalede bulunuluyor.
4. Salı Pazarı Bayırı üzerinde hali hazırda olmayan 6 adet 12.50 yüksekliğinde bina yapımı öngörülüyor.
5. Susam Sokağı ile Kumrulu Yokuşun kesiştiği yerde bulunan boş alana Belediye Sosyal Tesisi öngörülüyor.
6. Daha önce mahkeme kararı ile “yeşil alan” olarak tescillenmiş bulunan eski Ege Bahçesi’nin olduğu alanın bir bölümü yapılanmaya açılıyor. Ege bahçesi anılarda kalıyor.
7. Sıraselviler Caddesi Garanti Bankası yanındaki çıkmaz sokak, Adile Naşit Sokağı ile birleştirilerek araç trafiğine açılıyor.
8. Cihangir Caddesi ve yan yollar yayalaştırılıyor. Otoparka giriş imkanı kalmıyor.
9. Cihangir Taksinin olduğu alanda 15.50 yapılanma öngörülüyor.Taksi durağı kaldırılıyor.
10. CGD tarafından Dava açılarak satışı iptal edilen Savoy Balık’ın önündeki eski park alanı 3 misli büyütülerek yeşil alan ilan ediliyor.
11. Yeşil alan ilan edilen alanın arkasında kalan ve halen otopark olarak kullanılan alan Soğancı sokaktan girişi bulunan kapalı otopark alanı ile birleştirilerek yan binalara neredeyse bitişik nizam olmak üzere H.6.50 kotunda büyük bir katlı otoparka dönüştürülüyor.
12. Maksim Gazinosunun bulunduğu alan ve arkasındaki tüm adaya Sıraselviler Caddesinden 26 mt yüksekliğinde Belediyesinden onaylanacak avan projesine gore buyuk bir inşaat öngörülüyor.
13. Cihangir Camii altında kalan arsaya ahşap bina yakılarak yapılan ve davası devam eden apartman projesinin yanına, sarnıcın üzerinden geçen bir yol öngörülüp, yolun bitimine de yeni bir apartman konumlandırılıyor.
14. Etap Marmara Otelini de içine alan adaya Kuruldan onaylanacak projeye göre yapılanma öngörülüyor.
15. Galatasaray Lisesinin arka bahçe duvarının olduğu tarihi taş duvar yıkılarak, silueti de olumsuz etkileyecek şekilde H.12.50 yüksekliğinde otopark yapımı öngörülüyor.
16. Doğan Apartmanının yanındaki boş alana yapılanma öngörülüyor.
17. Domabahçe Sarayı ile Camii arasındaki alana “Ihya” yontemi ile yapılanma öngörülüyor.
18. Taksim’deki tarihi “Su Maksemi” arkasına Camii yapılması öngörülüyor.
GENEL BİLGİLER ÜZERİNE...
Tüm bu tespitlerin dışında planlarda semt yaşamını olumsuz etkileyecek en önemli sorunlar olarak;
A. Firuzağa Camiinden bir tarafta Akarsu Caddesi, diğer tarafta tüm Çukurcumayı içine alacak şekilde Galatasaray’a kadar ve Tophane Caddesi’nin bulunduğu alanlar “Konut” bolgesinden “Ticaret ve Turizm” alanına dönüştürülüyor. Bu karar öncelikli olarak bu bölgelerdeki zamanla çevresindeki konut alanlarının tamamen yokolmasına dolayısı ile semt yaşamının kaybolmasına neden olacaktır.
B. Emek Sinemasını da içine alan Tarlabaşından Istiklal caddesine uzanan büyük bir bölge “Yenileme Alanı” ilan edilerek Sulukule’de yaşanan, Fener Balat’ta ve Tarlabaşında yaşanmak üzere olan, sosyal, kültürel ve kentsel büyük sorunları beraberinde getiriyor. Benzer şekilde sınırları nasıl tespit edildiği anlaşılmayan “Gül Baba Hazresini de içine alan bir bölge” ile “Galataport” projesi birleştirilmesi endişesi yaratan “Tophane-i Amire binasını da içine alan” 2 bölge yenileme alanı kanuna tabii tutuluyor.
C. Kabataş iskelesinin olduğu alanda denizde dolgu yapılarak, boğaz dokusu bozularak büyük bir transfer merkezi öngörülüyor.

23 Aralık 2010 Perşembe

KORUMA AMAÇLI UYGULAMA PLANLARI HAKKINDA

Derneğimiz, Beyoğlu Semt Dernekleri Platformu’nun üyesi olarak diğer semt dernekleri ile birlikte Beyoğlu, Kentsel Sit Alanı 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planları ile ilgili gelişmeleri yakından takip ediyor. 1/5000 planları onaylandığından bu yana platform temsilcileri düzenli toplantılar yapıyor, uzman görüş ve değerlendirmelerine başvuruyor.
Her dernek kendi bölgesinde öne çıkan değişimleri önce-sonra ilüstrasyonları ile kamuoyu bilgilendirmesine hazırlanıyor.

Beyoğlu Koruma Planları maalesef tüm Beyoğlu’nda ciddi sorunlar yaratacak niteliktedir. Tünel’de bulunan Doğan Apartmanı önü, Ayaspaşa’da Namuk Kemal İlkoğretim Okulu önü, Gümüşsuyu’nda eski Maksim Gazinosu, Cihangir’de Ege ve Roma Bahçesi’nin yapılanmaya açılması vs. öne çıkan noktalardır. Ancak tüm bu noktalar dışında sizi, sokağınızı, mahallenizi ilgilendiren çeşitli müdahaleler, değişiklikler de söz konusudur.

İstanbul’un terası Roma Bahçesi için önce-sonra çalışması örnek olarak ele alındı; Roma bahçesinin girişi ve üst platformu belediye sosyal tesisi olarak imara açılıyor. Yeşil alan kullanıma kapatılıyor. Bu endişelendirici durum sadece Cihangirlilerin değil İstanbulluların konuyu tartışması gerektiğini işaret ediyor.

Koruma planları ile ilgili mevcut durum ne?
1. Mimarlar Odası 1/5000 Koruma planlarının iptali ile ilgili davacı oldu
ve dava devam ediyor.
2. Anıtlar Kurulu dava süreci devam ettiği halde 1/1000 ölçekli planları -bazı değişikliklerle- onaylayıp Belediye Meclisine gönderdi.
3. Beyoğlu Belediyesi’nden alınan bilgiye göre 2010 Aralık son hafta – 2011 Ocak ilk hafta
--------
Beyoğlu Belediyesi’nde planlar askıya çıkacak ve 30 gün asılı kalacak.
4. Bu süre zarfında yazılı itirazlar yapılabilecek ve/veya dava açılabilecek.

Beyoğlu Semt Dernekleri Platformu, katılımcı üyeleri ile nasıl hareket edecek?
1. Öncelikle Beyoğlu’nda yaşayanları yakından ilgilendirecek planlar hakkında bilgilenme-tartışma-değerlendirme toplantılarının yapılması, semtlilerin katılımını destekleyen bilgi taşıcı el ilanı-broşür- bülten hazırlanması,
2. Mimar, şehir planlamacı, hukukçu, yerel yönetim alanında uzman kişi ve kuruluşlarının görüşlerinin alınması,
3. Planlar askıya çıkınca gerekli tespitlerin yapılması ve itiraz dilekçelerinin verilmesi,
4. Kültür Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı makamlarına dilekçe yazılması,
5. Hukuki süresinde gerekli dava veya davaların açılması (birlikte veya ayrı-ayrı) olarak sıralandı.

Birlikte ne yapabilirsiniz?
1. Derneğinizle iletişime geçerek, plana onlarla birlikte bakabilirsiniz. İlgilendiğiniz, bildiğiniz tanıdığınız bina ve sokağın plandaki durumunu birlikte inceleyebilirsiniz.
2. Düzenlenecek bilgi paylaşım toplantıları ile birlikte hareket edebilmeyi deneyimleyebiliriz

Ya da siz ne yapabilirsiniz?

Saygılarımızla,
Beyoğlu Semt Dernekleri Platformu
beyoglukorumaplani@googlegroups.com
Ayazpaşa Derneği
Beyoğlu Güzelleştirme Derneği
Beyoğlu Eğlence Yerleri Derneği
Cihangir Güzelleştirme Derneği
Galata Derneği

BİLGİ NOTU:

KORUMA AMAÇLI İMAR PLANI NEDİR ?
Hızla değişen yaşam koşulları, hızlı kentleşme, nüfus artışı, sanayileşme ve teknik gelişmelerle doğal ve kültürel varlıkların yok olmadan korunması, bakımı ve günümüz yaşamı ile bütünleştirilerek kullanılabilmesi amacı ile yapılan plandır.

PLANLAR NASIL ONAYLANIR ?
Belediye ve mücavir alan sınırları içinde; belediye meclislerince aynen veya değiştirilerek onaylanıp yürürlüğe giren imar planları Belediye başkanınca mühürlenir ve imzalanır.
Belediye ve mücavir alan sınırları dışında; il idare kurullarınca karar verilen imar planları valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer.
Onaylanmış planlar; onay tarihinden itibaren ilgili idarece herkesin görebileceği şekilde ilan yerlerinde asılmak ve nerede nasıl görülebileceği mahalli haberleşme araçları ile duyurulmak suretiyle 30 gün süre ile ilan edilir. 30 günlük ilan süresi içinde planlara itiraz - dava açma ilgili idare nezdinde yapılır.
Belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan yerlerde; belediye başkanlığınca Belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planlar, belediye meclisince 15 gün içinde incelenerek gerekçeleri de belirtilmek suretiyle kesin karara bağlanır ve karar tarihinden itibaren 15 gün içinde belediye başkanlığınca ilgilisine yazı ile bildirilir.

7 Aralık 2010 Salı

ZEHRA İPŞİROĞLU'NDAN AYASPAŞA KİTABI ÇIKTI

Heyamola Yayınları ve 2010 Avrupa Kültür Başkenti ajansı işbirliğiyle yayımlanan bir dizi kent kitabı içinde 'Ayaspaşa' da yer aldı. Semtimizde yaşamış olan kültür insanı Zehra İpşiroğlu'nun hazırladığı kitap, büyük kitapçıların vitrinlerinde yerini aldı bile.
KİM, KİMDİR?
Zehra İpşiroğlu (d. 1949) Türk yazar, tiyatro eleştirmeni.
Hatice Nazan-Mazhar Şevket İpşiroğlu çiftinin kızıdır. Ortaöğrenimini Avusturya Lisesi'nde; yüksek öğrenimini İstanbul, Freiburg ve Berlin Üniversitelerinde Alman Dili ve Edebiyatı ile Felsefe bölümlerinde tamamlamıştır. 1976 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü'ne öğretim üyesi olarak girmiştir. 1992 yılında aynı üniversitede Dramaturji ve Tiyatro Eleştirmenliği Anabilim Dalı'nı kurmuştur. 1998 yılına kadar burada bölüm başkanlığı görevini sürdürmüştür. 1998 yılından bu yana Almanya'da Duisburg-Essen Üniversitesi'nde Türkçe Öğretmenliği Bölümü'nde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği bünyesinde Nazan İpşiroğlu, Prof. Dr. Jale Baysal ve Prof. Dr. Şeyda Ozil'le birlikte yayına hazırladığı yaratıcı eğitim ve öğretim alanında yayınlanan çeşitli imece kitaplarının ve yurtdışında yazın, tiyatro, eğitim üzerine çıkan çeşitli inceleme yazılarının ve çevirilerinin yanı sıra, tiyatro, yazın, eğitim, çocuk ve gençlik yazını üzerine çeşitli inceleme yazıları ve çevirileri olan yazarın; ayrıca tiyatro oyunları, kısa öyküleri, anı kitapları bulunmaktadır.
Prof. Dr. Zehra İpşiroğlu Köln'de yaşamaktadır.
DİĞER İLÇELERİMİZ...
İSTANBUL’UM II
Ali Ural / Bostancı,
Altay Öktem / Bağlarbaşı,
Anais M. Martin / Küçük Moda,
Cafer Hergünsel/ Emirgân,
Cem Erciyes / Galatasaray,
Deniz Kavukçuoğlu / Mühürdar,
Feridun Andaç / Ortaköy,
Gün Zileli / Arnavutköy,
Güngör Gençay / Kuledibi,
Güray Canberk / Aksaray,
Güzide Ertürk / Çamlıca,
Halil İbrahim Özcan / Tarlabaşı,
Handan Öztürk / Yakacık,
Hande Öğüt / Harbiye,
Hikmet Temel Akarsu / Bağdat Caddesi,
Hüseyin Akın / Kâğıthane,
İo Çokona / Pera,
Mahir Öztaş / Taksim,
Mesut Kara / Pendik,
Murat Batmankaya / Haydarpaşa,
Mustafa Necati Yıldırım / Bahçelievler,
Müge İplikçi / Koşuyolu,
Nevra Bucak / Çiftehavuzlar,
Nurduran Duman / Salacak,
Piraye Şengel / Acıbadem,
Rahmi G. Öğdül / Cerrahpaşa,
Doğan Kuban / Toplarönü,
Rozerin Doğan / Kartal,
Sabri Kuşkonmaz / Fulya,
Sibel Eraslan / Şile,
Sibel Kilimci / İcadiye,
Süleyman Erguner / Şehremini,
Süreyyya Evren / Divanyolu,
Tansu Bele / Sarıyer,
Tarık Sipahi / Ayazma,
Vecdi Çıracıoğlu / Rumeli Hisarı,
Veysel Atayman / Samatya,
Vural Sözer / Kilyos,
Yalçın Yusufoğlu / Selimiye,

23 Haziran 2010 Çarşamba

TÜNEL DAVAMIZ, MİM.ODASI DAVASI İLE BİRLEŞTİ


Geçen sene vakit harcadığımız bir başka konu hakkında bilgi vermek istiyoruz. Eski üyelerimizin hatırlayacağı gibi, Gümüşsuyu Parkı’nın, İnönü Stadı’nın yanından geçen tünellerin bağlantı yolları nedeniyle, daraltılıp, parkın neredeyse yarısının yola katılması nedeniyle, YK üyesi bir arkadaşımız şahsen dava açmıştı. Geçtiğimiz hafta mahkemeden gelen karar ile, dava, Mimarlar Odası’nın tünel projesi ile ilgili açtığı dava ile birleştirildi. Kamu adına takipçiliğimizin gelişerek sürüyor olması sevindirici. Biliyorsunuzdur inşaatın ilk günlerinde 1 aylığına tünel yapımını durdurmuştuk... Bir ara ve nihai karar olmasa da sevindiriciydi... Bilgilerinize...

1 Haziran 2010 Salı

21. GALATA ŞENLİĞİ BAŞLIYOOOORRR...

Dostlarımız artık gelenekselleşen ve Haziran ayı içinde daima beklenen güzel ve kapsamlı şenliklerini yapıyor. Gidelim, destek olalım...
21. GALATA ŞENLİĞİ
4-6 HAZİRAN 2010

İstanbul'un en eski ve tarihi bölgelerinden biri olan Galata'da, her yıl Haziran ayında düzenlenen Galata Şenliklerinin 21.si, bu yıl 4 -6 Haziran tarihleri arasında yapılacaktır. Şenliği düzenleyen Galata Derneği 1994 yılında kurulmuştur. Galata Derneği’nin amacı; Galata ve İstanbul insanının kentsel, kültürel ve tarihsel yönden bilinçlendirilip geliştirilmesine yardımcı olmaktır.
Şenlik kapsamında, 5 Haziran Cumartesi günü saat 14.00'de Yaşar Morpınar -Tomurcuk İstisnalar Müstesna Perküsyon Grubunu; 6 Haziran Pazar saat 14.00'de ise ODTÜ THBT Grubunun gösterilerini izleyebilirsiniz.
Ayrıntılı bilgiye www.galata.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

31 Mayıs 2010 Pazartesi

EMLAK VERGİSİ HAKKINDA BİRKAÇ SÖZ...

Emlak Vergisi - Bilgilendirme

Sayın Cihangir Güzelleştirme Derneği Üyeleri ve Cihangir Dostları,

Ayazpaşa Derneği, Beyoğlu Güzelleştirme Derneği, Bey-Der, Cihangir Güzelleştirme Derneği ve Galata Derneği; Mart 2010 tarihinden bu yana emlak vergisi artışını ortak gündem maddesi olarak ele alıyor, etki ve sonuçlarının neler olabileceğini tartışıyor ve yapılabilirlikleri değerlendiriyor.

2010 yılı başından itibaren geçerli olan metrekare birim değerlerinin yeniden belirlenmesinin ardından Emlak Vergisi değerleri yüzde 300'e varan oranlarda artış gösterdi.

Emlak Vergisi'nde dört yılda bir yenilenen birim değerler, 2010 yılına ilişkin yeniden belirlendi. Belediye başkanı veya vekili, belediyeden yetkili bir memur, tapu sicil müdürü veya vekili, ticaret odasından 1 üye, Maliye Bakanlığı'ndan 2 temsilci ile köy veya mahalle muhtarından oluşan değer tespit komisyonları, yeni birim değerleri, sokak sokak tek tek belirledi. Bazı belediyelerin eski değerlerde yüksek artışa gittiği gözlenirken, iller arasında da çok büyük değer farkları bulunuyor. Emlak Vergisi'nde en son değer belirleme işlemi 2005 yılında yapılmıştı.

Beyoğlu Bölgesi, Gümüşsuyu, Galata ve Cihangir semtlerinde artışlar bir önceki dönemde ödenen miktarlara göre 40-45 misli fazla oldu.

Sokak Adı 2009 yılı 2010 Yılı Artış
Başkurt 228,20 TL 6.800 TL 29 Misli
İlyas Çelebi 148,88 TL 6.000 TL 40 Misli
Yeni Yuva Sok 159,00 TL 6.800 TL 43 Misli

Emlak Vergisinde gerçekleştirilen bu artışlarla birlikte Beyoğlu ve çevresinde zorunlu göçlerin olacağı, Beyoğlu’nun bugünkü sahip olduğu sınırlandırılmış çeşitliliğinin bir darbe daha alacağı da ortadadır.

Peki ne yapabiliriz?

Birlikte yaşama hakkımızı savunmalıyız!

Bundan sonraki olabilecek karar alımlarına tedbir oluşturacak mücadele sürecimizi birlikte başlatmalıyız.


Peki Nasıl?

1.Adım: Vergilerinizi belirlenen tarihler içinde ödeyiniz. Ödemenizi yaparken aşağıdaki linki tıklayarak ulaşabileceğiniz dilekçe örneğini Beyoğlu Belediyesi’nde kayıt ettiriniz.
Dilekçe örneği için tıklayın

2.Adım: Ödeme Belgeniz ve Beyoğlu Belediyesi’ne kayıt yaptırdığınız Dilekçeniz ile birlikte bize başvurunuz.
Vergi mahkemesinde iade davası açmak üzere, ister çıkaracağınız vekaletname ile evraklarınızı bize teslim ediniz,
isterseniz yönlendirmemizle davanızı kendiniz açınız.

3.Adım: 150 ve daha fazla kişinin bu işlemi yapması ile insan haklarına aykırı olan bu sürecin ve kanunun değişimi konusunda gerekli girişimlerin yolunun açılacağını düşünüyoruz.

4.Adım: Gelişmeleri birlikte takip edeceğiz.

Lütfen bu bilgiyi çevrenizle paylaşın!

Saygılarımızla,

BEYOĞLU SEMT DERNEKLERİ PLATFORMU
Ayazpaşa Derneği / Beyoğlu Güzelleştirme Derneği / Bey-Der / Cihangir Güzelleştirme Derneği / Galata Derneği

2010 yılı başından itibaren geçerli olan metrekare birim değerlerinin yeniden belirlenmesinin ardından Emlak Vergisi değerleri yüzde 300'e varan oranlarda artış gösterdi.

Emlak Vergisi'nde dört yılda bir yenilenen birim değerler, 2010 yılına ilişkin yeniden belirlendi. Belediye başkanı veya vekili, belediyeden yetkili bir memur, tapu sicil müdürü veya vekili, ticaret odasından 1 üye, Maliye Bakanlığı'ndan 2 temsilci ile köy veya mahalle muhtarından oluşan değer tespit komisyonları, yeni birim değerleri, sokak sokak tek tek belirledi. Bazı belediyelerin eski değerlerde yüksek artışa gittiği gözlenirken, iller arasında da çok büyük değer farkları bulunuyor. Emlak Vergisi'nde en son değer belirleme işlemi 2005 yılında yapılmıştı.

Beyoğlu Bölgesi, Gümüşsuyu, Galata ve Cihangir semtlerinde artışlar bir önceki dönemde ödenen miktarlara göre 40-45 misli fazla oldu.


Sokak Adı 2009 yılı 2010 Yılı Artış
Başkurt 228,20 TL 6.800 TL 29 Misli
İlyas Çelebi 148,88 TL 6.000 TL 40 Misli
Yeni Yuva Sok 159,00 TL 6.800 TL 43 Misli

Emlak Vergisinde gerçekleştirilen bu artışlarla birlikte Beyoğlu ve çevresinde zorunlu göçlerin olacağı, Beyoğlu’nun bugünkü sahip olduğu sınırlandırılmış çeşitliliğinin bir darbe daha alacağı da ortadadır.

Peki ne yapabiliriz?

Birlikte yaşama hakkımızı savunmalıyız!

Bundan sonraki olabilecek karar alımlarına tedbir oluşturacak mücadele sürecimizi birlikte başlatmalıyız.

Peki Nasıl?

1.Adım: Vergilerinizi belirlenen tarihler içinde ödeyiniz. Ödemenizi yaparken aşağıdaki linki tıklayarak ulaşabileceğiniz dilekçe örneğini Beyoğlu Belediyesi’nde kayıt ettiriniz.
Dilekçe örneği için tıklayın

2.Adım: Ödeme Belgeniz ve Beyoğlu Belediyesi’ne kayıt yaptırdığınız Dilekçeniz ile birlikte bize başvurunuz.
Vergi mahkemesinde iade davası açmak üzere, ister çıkaracağınız vekaletname ile evraklarınızı bize teslim ediniz,
isterseniz yönlendirmemizle davanızı kendiniz açınız.

3.Adım: 150 ve daha fazla kişinin bu işlemi yapması ile insan haklarına aykırı olan bu sürecin ve kanunun değişimi konusunda gerekli girişimlerin yolunun açılacağını düşünüyoruz.

4.Adım: Gelişmeleri birlikte takip edeceğiz.

Lütfen bu bilgiyi çevrenizle paylaşın!

Saygılarımızla,

BEYOĞLU SEMT DERNEKLERİ PLATFORMU
Ayazpaşa Derneği / Beyoğlu Güzelleştirme Derneği / Bey-Der / Cihangir Güzelleştirme Derneği / Galata Derneği

26 Mayıs 2010 Çarşamba

DERNEĞİMİZDEN, KİTAP BAĞIŞI ARACILIĞI...

Derneğimizin girişimiyle Namık Kemal İlköğretim Okulu'na kitap bağışı yapıldı... Anadolu Kültür Derneği ile Kanat Kitap Yayınevi ve İsveç Konsolosluğu'nun ortak projesi olan, "Her Çocuğa Bir Kitap" kampanyası kapsamında semtimizde bulunan Namık Kemal İlköğretim Okulu'na 10'ar kitaptan 20 takım kitap bağışı yapıldı... 200 kitabı yöneticilerimizden alan, Okul Müdürlüğü derneğimize; 580 kayıtlı öğrencinin bulunduğu okula böyle bir bağışın yapılmasının olumlu bir girişim olduğunu ama kalan öğrencilere de kitap temininin yararlı olacağını belirten bir teşekkür mektubu yazdı...

18 Mayıs 2010 Salı

DERNEĞİMİZİN GELENEKSEL YEMEĞİ YAKLAŞTI...

Merhabalar. Siz üyelerimizle buluşabilmek için hep protesto seslerinin yükseldiği veya sorunlar yumağı halinde geçen toplantıları bile/isteye düzenlemiyoruz... Elbette genel kurulumuzda da, semt sakinlerimizle yaptığımız ve kimilerine belediye yetkililerini de çağırdığımız toplantılarda bu türden eleştiriler olacak. Ama öneriler de olmalı. Biri de böyle yemekli buluşmalar yönünde oldu. Birbirimizi görebileceğimiz güzel buluşmalar istendi. Umarız bu yemekli muhabbetlerimize sabah kahvaltılarını da ekleyebiliriz. Hatta semt okullarımız, çeşmelerimiz için İTÜ bahçesini kullanabilmeyi umduğumuz kermeslerimiz, panayırlarımız olur... Bunu da düşünelim, olur mu? Yemekle buluşmak üzere, sevgilerimizle... Lütfen vakit ayırın ve geliniz...

Derneğimiz 'Kente karşı işlenmiş bir imar suçu olarak yükselen' Park Oteli'nin 11 katını yıktırmakla biliniyor ama işlevimiz bununla sınırlı değil, elbette. Kaldırımlardan, çöp konteynırlarına değin uğraşıyoruz. Biliyorsunuz, Kutlu Sokak restoresinden sonra şimdi de yakın çevresindeki diğer yokuşlu/merdivenli sokakların da iyileştirmesi için belediyeyi sıkıştırıyoruz... Zaten sözleri vardı... Bu arada anımsarsınız, Alman Konsolosluğu'nun hemen karşısında yıllar önce kaçak bir çay kulübesi vardı. Çaycı gittikten sonra kaldırımda kocaman bir çukurla orası kalakalmıştı. Takibini yaptık ve kaldırımı onarttık. Bilgilerinize...

8 Mart 2010 Pazartesi

YENİ YÖNETİMİMİZİN İLK TOPLANTISI YAPILDI...

Değerli üyelerimiz, merhabalar...
Derneğimizin yeni Yönetim Kurulu hem genel kurul çalışmalarının resmileştirilmesi hem de yeni dönem çalışma programı üzerine konuşmak üzere 8 Şubat tarihinde toplanmıştır...
Toplantımıza katılan yeni yöneticilerimiz aşağıdaki kararları almıştır...
1- Her ayın ilk cumartesi günü düzenli toplantı yapılması ve yapılan işler ile yapılacak işler üzerinden konuşmaların yedek üyeler başta olmak üzere herkese açık olması...
2- Geçen YK'mızın Beyoğlu Belediyesi'ne verdiği iki dilekçenin takibinini yapılması...
3- Park Otel'e ilişkin son durumun ayrıntısının öğrenilmesi...
4- Semtimizdeki çöp konteynırlarının yer altına alınması...
5- Belediyeden toplantı talebi ve Beyoğlu Platformu'nda Adnan Genç ve Sevim Erdem üzerinden temsiliyetimizin sürdürülmesi... Gene üyesi oldukları Kent Konseyi çalışmalarını sürdürmeleri için Adnan Genç ve Nazlı Eğinlioğlu'nun görevlerine devam etmeleri...
6-Yemek organizasyonu için hazırlıkların yapılması ve Nisan / Mayıs aylarının esas alınması...

İlgili konuların takibi için YK'dan ve üyelerimizden arkadaşlarımızın delege edilmesi kararlaştırılmıştır...

28 Kasım 2009 Cumartesi

HELE BİR PARK OTELİ'YLE BAŞLAYALIM DA...


Bir blog hazırladık ve bütün aşağıda gördünüz haberleri ve fotografları aynı gün girdik... Ama ilk haber bu olsun istedik... Park Otel temel meselemiz gibi duruyor... Blogumuza hoş geldiniz...

80'li yıllarda 23 katli otel olarak Gümüşsuyu'nda inşaatına Sürmeli otellerinin sahibi Yalçın Sürmeli tarafından başlanıldı. Ruhsat (eski) İstanbul Belediye Başkanı Bedrettin Dalan zamanında alındı.
Mimarlar Odası ve (dönemin) İstanbul Belediye Başkanı Nurettin Sözen ve Ayaspaşa Derneğimiz projeye karşı çıktı… 18 kati inşaa edilen otelin yapımı yanındaki Alman Konsolosluğu’nun (8 katlı yükseklik) hizasına getirme talebi ile durduruldu.
1993 yılında otelin 10 katı Nurettin Sözen tarafından yıktırıldı.
Karşılıklı davalar yıllarca sürerken, otelin yatırımcısı Yalçın Sürmeli vefat etti.
1993 yılından bugüne kadar bina 11 katı yıkılmış haldeki harabe enkaz halinde semtimizde duruyor… 2005 yılında enkaz Global Holding tarafından 30 küsur milyon dolar gibi bedava bir paraya satın alındı ve binanın yüksekliği 8 katlı kalacak haliyle Amerikan mimarlık şirketi Robert Stern Architects (RAMSA) tarafından hazırlanan yeni bir apart otel projesi ile ihya edilmeye çalışıldı. Proje duyurulunca bu kez sadece Mimarlar Odası yeni bir dava açtı ve yeni projenin hayata geçirilmesi bu dava doğrultusunda Danıştay tarafından durduruldu. Aslında yeni haline ilişkin yeni şirket yetkilileriyle de görüştük. Alışveriş merkezi ve büyük otel istemiyoruz diye… Kültür merkezi, galeri ve balo salonlarıyla, ‘özel-güzel konut’ olacağı söylendi. Belediyedeki proje de bu yönlü(ymüş)…
Bu yıl Gümüşsuyu'ndaki enkazın 16. yıldönümü "kutlandi"

SEMT DERNEKLERİ İLE EŞGÜDÜM İÇİNDE


Galata Derneği ve Cihangir Derneği ile birlikteyiz. Her zaman... Uluslararası bir etkinlik için akıl yoruyoruz... Bitmek üzere olan bir çalışmadan söz ediyoruz ama takdir edersiniz ki, bu blogu yeni yapıyoruz. Size bir tür rapor gibi sunuyoruz bu haberleri... Ne güzel gülümsüyormuşuz...

KENT ADINA, BELDEMİZ ADINA... OLABİLDİĞİNCE


Takdir edersiniz çalışmalarımız dernek adına yapılan işlerle bitmiyor. İstanbul'un en eski ve en değerli semtlerinden birinde olunca, çevrenize duyarlı davranmak zorundasınız... Beyoğlu Platformu çalışmalarına katılıyoruz ve elimizden geldiğince (biraz da zorlamalarımızla) Beyoğlu'ndaki işlere müdahil oluyoruz. Başka semt derneklerimiz, meslek odaları ve vakıflarla birlikte... Kasımpaşa'daki eski bir sinagogu, bir semt müzesi haline getirebilmek için yapılan çalışmalar sırasında söz konusu mekândayız... Adımıza takip eden A.Genç

ELİMİZDEN GELDİĞİNCE KAMUOYUNA GİTTİK

Genel Sekreterimiz Erol Tulpar ve 'düz' üye Adnan Genç, koşuşturup dururlar... Bir keresinde de yazın sıcağında yolları komşu semtimiz ve kardeş derneğimiz Cihangir Güzelleştirme'nin etkinliği düştü... Bir de bildiri bastırdık ve kocaman bir fotoblog eşliğinde anlatmaya çalıştık...

Cihangir’de sanat ve tasarım bir aradaPAZ-ART 5 NİSAN’da ROMA BAHÇESİ’nde
Geçtiğimiz yıl ilki düzenlenen sanat ve tasarım pazarı PAZ-ART, Cihangir ROMA BAHÇESİ’nde 5 Nisan (2007) Pazar günü yeniden açılıyor.
Cihangir Güzelleştirme Derneği’nin önerisiyle, Beyoğlu Belediyesi tarafından semt içinde nefes alınabilecek bir rekreasyon alanına dönüştürülen ROMA BAHÇESİ, PAZ-ART’a üçüncü kez ev sahipliği yapıyor.
Cihangir Güzelleştirme Derneği üyelerinin, Katalist tasarım ve Artane galerisinin gönüllü çabalarıyla düzenlenen sanat ve tasarım ürünleri pazarı PAZ-ART, 5 Nisan pazar günü 11.00-17.00 saatleri arasında İstanbullularla buluşacak.
Her ayın birinci ve üçüncü pazar günleri tekrarlanması planlanan PAZ-ART, İstanbul’daki tasarımcılar arasında öne çıkan isimleri ve sanatçıları bir araya getiriyor.
Cihangir Sanatkârlar Caddesi’ndeki ROMA BAHÇESİ, PAZ-ART’la birlikte İstanbullulara hafta sonları, boğaz manzarası ve sanatı bir araya getiren eşsiz bir manzara sunuyor.
Aralarında Nahide Büyükkaymakçı, Devran Mursaloğlu (D Art and Design), Cam Ocağı Vakfı, Camekan, Hatice Gökçe, Arzu Musa, Onok, Bülbül, Ahmet Kurt’un yer aldığı 40’ın üzerinde isim: A. Ezgi Yenidoğan, Take Away İstanbul, Artane, Art.i.Choke, Berrin Akyüz, Deniz Alpay, Deniz Pireci, Diktidikiyor, Evihan, Fivoabakkal, Fortune Cookies, Gaye Döşer, Günnur Güvenli, Hamam, Pınar Çevikoğlu, İlknur Güneş, Meliha Babalık, Meliha Coşkun, Reyhan Çezik, Safiye Mine Erdurak, Salih Demirci, Seher Özinan, Şeynaz Gider, Semra Aşçıoğlu, Şenay Akın, Zeynep Erdoğan, Serpil Erol, Songül Cabacı ile Antre Gourmet ve Duble’nin yemek standları PAZ-ART’ta yerlerini alıyorlar…
Cihangir Güzelleştirme Derneği
Sıraselviler Caddesi 186/2 34433 Cihangir - Beyoğlu / İstanbulT: 212 245 1114 - 244 5427 F: 212 245 1114 E: bilgi@cihangir.org.trDernek lokalimiz hafta içi hergün saat 13:00 / 18:00 arası hizmetinizdedir.

PARK OTELİ... PARK OTELİ... PARK OTELİ...


Eee, asıl meselemiz daima Park Oteli oldu. Yasal süreci başarıyla yürütmüş ve 11 katını kestirmişdik. Ama sonrasında öylece o kötü haliyle kalmaması için de çok mücadele ettik. Sahipleri el değiştirdi, bulduk ve konuştuk. Yeni projeler öne sürüldü; beğendik ya da beğenmedik ama mutlaka takip ettik. Belediyeden, sahipleri ve kamuoyu üzerinden... Bir basın duyurumuz sırasında... Sevgili başkanımız Zeynep Ahunbay, derdimizi basın mensupları üzerinden kamuoyuna aktarmak üzere...

STK'lar ve YEREL YÖNETİMLER İŞBİRLİĞİ YAPMALI


Derneğimizin ikinci başkanı ve iki dönem de başkanlığımızı yapmış olan Gülseren Tansel, semtimizdeki bir resim atelyesinde yaptığımız bir tören sırasında... Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet M. Demircan ve semt sakini ve Galata Derneğimizin yöneticilerinden sevgili Cem Tüzün'le birlikte...

IBB, GÜMÜŞSUYU PARKINI TARİHE GÖNDERDİ

Sosyal Belediyecilik konusundan Bilgi Üniversitesi'nde düzenlenen bir sempozyum sırasında söz olarak, söz konusu tahribatı konuştuk. YK üyemiz Nazlı Eğinlioğlu söz aldı ve pdf sunum eşliğinde konunun uzmanı ve epeyce belediyeciye konuyu anlattı...

Ortada hesap kitap adına paylaşılan iki şey var. Kağıthane-Dolmabahçe arasındaki 2 tünelin toplam maliyeti (223 trilyon eTL) ve uzunluğu (3846 m). Sonra da bunun çeşitlemesi: Havaalanı-Dolmabahçe arası şu kadar dakikaya inecek şeklinde. İlkokul matematik bilgisiyle yol şu kadar km ve aracın hızı şu kadarsa kaç dakikada gidersin sorusuna verilen yanıt kadar basit bir hesap.

Peki neden bu tüneli otomobiller için yaptın da metro için yapmadın sorusuna yanıt yok. Buradan geçecek araç yoğunluğuna dair bir şey yok. Bu güzergahı kateden araçların Tünel çıkışında nereye dağılacağı, park edeceği yok. Tünelin çıkışında trafik sıkışıklığı olursa, tünelin içinde kaç dakika bekleyeceğin yok. Oysa araçlar için değil insanlar için ulaşım olanağı yaratılmalıydı. Çeşitli akademik çevrelerin, TMMOB ve bağlı odaların itirazları yok sayıldı.

Altımız oyulurken dikkat etmedik. Ta ki mahallemizdeki parktan 8 metre eksilene kadar. Oysa bu tünelin yaşamımıza etkisi 8 metre eksilen parkın binlerce katı kadar olacak. Yalnız Parktan yararlananlar değil Tüm İstanbul geri dönüşü olanaksız kadar zor bir değişim yaşayacak. Yanlış ve eksik hesaplara dayalı şuradan şuraya şu kadar zamanda gideceksiniz haberleri dışında, bu değişimin olumlu olacağına dair hiç bir ipucu göremiyorum.

Ayaspaşa’yı Koruma ve Yaşatma Vakfı, BJK Stadı’ın karşısında bulunan Gümüşsuyu Parkı Dolmabahçe-Piyalepaşa tüneli bağlantı yolları için kazılmaya başlandığından beri mücadelesini sürdürüyor. Ağustos ayında park panolarla çevrildiğinde, konuyla ilgili IBB’yi birçok kez aradık ama hiç birinde bilgi alamadık. Beyaz Masa’ya gönderdiğimiz dilekçe sonuçsuz kaldı. Yapılmakta olan projeyle ilgili İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğü’ne dilekçe yazarak projenin onaylı olup olmadığını araştırdık. Kurul parkta gerçekleştirilen inşaat için kendilerinden onay alınmadığını söyleyerek inşaatı durdurdu. Ancak bir süre sonra inşaatın devam etmesi üzerine anladık ki, kurul da projeyi onaylamış.

Park’ta yapılan inşaat, bir şerit halinde parkı 8 metre küçültmesi bir yana, trafiği rahatlatacak gibi görünmüyor. Zira, tünelin çıkışından sonra Beşiktaş’a ve Kabataş’a gidiş için şerit sayısı aynı.

Dolmabahçe bölgesi tünel giriş çıkışları ve bağlantı yollarıyla bir köstebek yuvasını andırmaya başladı bile. Dolmabahçe Sarayı gibi önemli bir tarihi yapının bulunduğu bu alan bu denli yoğun trafik ve ses getirilmesi doğru mu bu da başka bir soru. Proje ile Dolmabahçe Sarayı ve Camisi ile Istanbulluların sakin bir gün geçirebilecekleri, deniz havasından yararlanabileceği bu ender alan, trafiğe kurban ediliyor. Yolun geçmediği alanlarda bile, yoğun trafiğin yaratacağı gürültü kirliliği ve otopark problemi Gümüşsuyu semtinin çehresini değiştirecek.

SEMT GEZİLERİ DÜZENLEDİK. GENE YAPARIZ


Semtimizi Dernek YK üyemiz ve en genç kardeşimiz Nazlı Eğinlioğlu gezdirdi. AKM önünde buluştuk ve tabii Park Oteli ile İnönü Stadı arasındaki her yeri tarihi ve mimari bilgisiyle gezdik... Geziye katılanların çeşitliliği nedeniyle Nazlı, İngilizce-Türkçe rehberlik yaptı. Teşekkürler...